Köşe Yazarları

AÇLIK VAR, ADALET YOK, SABIR TÜKENİYOR

Bu ülkenin insanı artık sadece siyaseti tartışmıyor… Hayatta kalmayı tartışıyor. Eskiden “geçim zor” denirdi. Bugün ise açık açık söyleyelim: Geçim yok. Evlerde tencere kaynamıyor. Market raflarına bakan gözler doluyor. Emekli maaşı daha ayın ortasını görmeden bitiyor. Asgari ücret ise daha ele geçmeden eriyor. Sormak gerekiyor: Bu ülkede yaşamak gerçekten bir …

Daha Fazla Oku

Emeğin Değersizleştiği Dünyada Erdem Arayışı

Günümüz dünyasında emekle, alın teriyle ve insana hizmet ederek kazanılmış değerlerin yerini giderek güç ve para hırsı almaktadır. Toplumların gelişmesini sağlayan dayanışma, dürüstlük, adalet ve paylaşma gibi erdemler; çoğu zaman çıkar ilişkilerinin gölgesinde kalmaktadır. İnsanlar artık ne kadar faydalı olduklarıyla değil, ne kadar güçlü ve zengin olduklarıyla değerlendirilir hâle gelmiştir. …

Daha Fazla Oku

HER GÜN ÖLÜYORUZ… AMA KİMSE FARK ETMİYOR

Her gün ölüyoruz… Bir kurşunla değil, bir kazayla değil… Kinden ölüyoruz. Nefretten ölüyoruz. Sevgisizlikten yavaş yavaş tükeniyoruz. Sokakta yürürken yüzlere bakın… Kimsenin gözünde umut yok. Kimsenin dilinde yarın yok. Herkes bir şekilde ayakta kalma derdinde. Çünkü bu ülkede artık yaşamak, sadece nefes almakla olmuyor. Nereye elini atsan bir çürüme… Nereye …

Daha Fazla Oku

23 Nisan: Egemenliğin Çocuklara Bırakılan En Değerli Mirası

hüseyin evgin

23 Nisan, takvimde sıradan bir bayram günü değildir. O tarih, bir milletin kaderini kendi ellerine aldığı; iradenin saraydan halka geçtiği büyük bir siyasal kırılmanın adıdır. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, yalnızca yeni bir meclisin kurulması değil, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilanıdır. Bu yönüyle 23 Nisan, …

Daha Fazla Oku

“OYUN BİTİNCE ÇIKACAK SANDINIZ… HAYAT BİTTİ, O HÂLÂ ÇIKAMADI!”

Bu yazı rahatsız edecek. Çünkü gerçek rahatsız eder. Artık şunu açık açık konuşalım; Biz sadece çocuklarımızı değil… Büyümüş ama hayata karışamamış evlatlarımız da kaybediyoruz. Üstelik sokakta değil, kötü arkadaşlarla değil sadece… Evin içinde, aynı çatı altında, gözümüzün önünde, Hafta hafta, gün gün ve saat saat yok oluşun eşiğinde… Kapı kapalı. …

Daha Fazla Oku

“Sorun Olay Değil, Sistemin Kendisi”

hüseyin evgin

Bir okul kapısından içeri giren çocuklar sadece çanta taşımaz; o kapıdan içeri umut girer, gelecek girer. Ve devletin en temel görevi, o umudu korumaktır. Ama Siverek’te olanlar bize şunu açıkça gösterdi: O kapılar artık yeterince güvenli değil. Yaralanan öğretmenler, öğrenciler, bir kantin emekçisi… Bu tabloyu “üzücü bir olay” diyerek geçiştirmek …

Daha Fazla Oku

18 Mart Çanakkale: Bir İmparatorluğun Çöküşünden Bir Milletin Doğuşuna

hüseyin evgin

Tarih bazen bir milletin kaderini tek bir cephede yazar. 18 Mart, işte böyle bir gündür. Çanakkale Savaşı başladığında Osmanlı İmparatorluğu artık yorgundu, zayıftı, parçalanmanın eşiğindeydi. Yıllarca süren savaşlar devleti tüketmiş, emperyalist güçler Anadolu’nun kaderini kendi haritalarında çoktan çizmişti. Boğazlara dayanan dev donanmalar yalnızca bir geçidi değil, bir milletin varlığını hedef …

Daha Fazla Oku

12 Mart – Dünya Okul Yemeği Günü

hüseyin evgin

Bugün dünyada yüzü aşkın ülke, çocuklarının okula aç gitmemesi için ücretsiz okul yemeği programları uyguluyor. Çünkü biliyorlar ki; aç bir çocuk ne derse odaklanabilir, ne hayal kurabilir, ne de geleceğe umutla bakabilir. Ama Türkiye’de hâlâ milyonlarca çocuk sabah evden aç çıkıyor. Birçok çocuk teneffüslerde kantine bakıp hiçbir şey alamadan sınıfına …

Daha Fazla Oku

TAM BAĞIMSIZLIĞIN GENÇ SESİ

hüseyin evgin

Tıbbiyeli Hikmet 1919’un karanlık günlerinde bir tıp öğrencisi kürsüye çıktı ve bütün bir milletin kaderini özetleyen o cümleyi kurdu: “Manda kabul edilemez.” Tıbbiyeli Hikmet’in sesi yalnızca bir öğrencinin değil, bağımsızlık isteyen bir milletin sesiydi. 1919 yılı, Osmanlı Devleti için tarihinin en ağır ve en kırılgan dönemlerinden birine işaret ediyordu. I. …

Daha Fazla Oku

NARSİST BİR EŞLE YAŞAMAK: GÖRÜNMEZ ZİNCİRLER VE DUYGUSAL LABİRENT

“Seni seviyorum ama her şey neden benim suçum?” Eğer bu cümle zihninizde yankılanıyorsa, muhtemelen fiziksel bir hapishanede değil, duvarları manipülasyonla örülmüş duygusal bir labirentin içindesiniz demektir. Bugün dünya genelinde ve ülkemizde evlilikleri içten içe kemiren, görünmez bir pandemiyle karşı karşıyayız: Narsistik istismar. Narsist bir eşle yaşamak, sürekli fırtınalı bir denizde, …

Daha Fazla Oku