Bir toplumun geleceğini anlamak istiyorsanız, gençlerine bakın.
Bugün gençlerimizin karşı karşıya olduğu en ciddi tehditlerden biri uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığıdır. Ancak bu meseleye yalnızca “suç” penceresinden bakarsak, sorunun önemli bir bölümünü görmezden geliriz.
Çünkü karşımızdaki kişi sadece “uyuşturucu kullanan bir genç” değildir. O genç; ailesiyle sorun yaşayan, eğitim hayatında başarısızlık yaşayan, iş bulamayan, kendisini toplumun dışında hisseden, geleceğe dair umudunu kaybeden veya yanlış bir arkadaş çevresinin içine sürüklenen bir insan olabilir.
Bu nedenle uyuşturucuyla mücadele ederken bir gerçeği unutmamalıyız:
Gençlerimizi sadece uyuşturucudan uzaklaştırmak yetmez. Onlara uyuşturucunun yerine koyabilecekleri bir gelecek sunmak zorundayız.
Mesele sadece uyuşturucu değil
Bugün bir gencin eline uyuşturucu geçtiğinde yalnızca bir maddeyle karşılaşmıyoruz.
Bir ekonomik sorunla, bir sosyal sorunla, bir eğitim sorunuyla, bir aile sorunuyla ve bazen de ciddi bir aidiyet problemiyle karşı karşıya kalıyoruz.
Genç kendisini değerli hissetmiyorsa, geleceğini göremiyorsa ve içinde bulunduğu toplumda kendisine bir rol bulamıyorsa, yanlış çevrelerin sunduğu “aidiyet” duygusu tehlikeli biçimde cazip hale gelebilir.
İşte asıl mücadele burada başlamalıdır.
Gençlere “hayır” demeyi değil, “neden evet?” diye sormayı da öğretmeliyiz
Uyuşturucuyla mücadelede yıllardır “kullanma” diyoruz.
Elbette kullanmamalı.
Fakat gençlere yalnızca neyi yapmamaları gerektiğini anlatmak yeterli değildir.
Onlara neden yaşamak, neden üretmek, neden öğrenmek, neden spor yapmak, neden bir meslek edinmek ve neden geleceğe hazırlanmak gerektiğini de anlatmalıyız.
Bir gencin önüne spor salonu, kütüphane, kültür merkezi, meslek eğitimi, teknoloji atölyesi, staj ve istihdam imkânı koyabiliyorsak; uyuşturucuyla mücadelede en güçlü araçlardan bazılarını zaten oluşturmuş oluruz.
Çünkü boşluğu yalnızca yasaklarla dolduramazsınız.
Boşluğu fırsatla doldurmanız gerekir.
Adana’nın gençlerini kaybetme lüksü yok
Adana; genç nüfusu, üretim kapasitesi, üniversiteleri, sanayisi, tarımı ve girişimcilik potansiyeliyle büyük bir şehir.
Ancak büyük şehir olmak yalnızca ekonomik büyüklükle ölçülmez.
Bir şehrin gerçek gücü, gençlerine sunduğu gelecek imkanlarıyla ölçülür.
Bu nedenle Adana’da uyuşturucuyla mücadele sadece güvenlik birimlerinin görevi olarak görülmemelidir.
Aileler, okullar, üniversiteler, belediyeler, spor kulüpleri, sivil toplum kuruluşları, sağlık kuruluşları ve iş dünyası aynı masada buluşmalıdır.
Her mahallede gençlerin ulaşabileceği spor, kültür, eğitim ve danışmanlık imkanları güçlendirilmelidir.
Meslek sahibi olmak isteyen genç ile iş dünyası arasında gerçek bağlantılar kurulmalıdır.
Üniversite öğrencisi mezun olduğunda “Şimdi ne yapacağım?” diye sormamalıdır.
Daha lise çağında meslek, teknoloji, girişimcilik ve kariyer yollarını görebilmelidir.
En önemli görev ailelere düşüyor
Bazen çocuklarımızın davranışlarındaki değişiklikleri “ergenlik” diyerek geçiştiriyoruz.
Oysa içine kapanan, arkadaş çevresi değişen, okul başarısı düşen, ailesinden uzaklaşan veya davranışlarında belirgin değişiklikler görülen bir gencin önce yargılanmaya değil, dinlenmeye ihtiyacı vardır.
Bir anne babanın çocuğuna söyleyebileceği en önemli cümlelerden biri belki de şudur:
“Ne yaşarsan yaşa, benimle konuşabilirsin.”
Çünkü bağımlılıkla mücadelede erken fark etmek, erken destek almak ve genci yalnız bırakmamak hayati önem taşır.
Devlet mücadele etmeli, toplum da sahip çıkmalı
Elbette uyuşturucu ticaretiyle mücadelede güvenlik ve adli mekanizmalar son derece önemlidir.
Uyuşturucuyu çocuklara ve gençlere ulaştıran organizasyonlara karşı kararlı mücadele yürütülmelidir.
Fakat sadece arzı engellemeye çalışmak da yeterli değildir.
Talebin neden oluştuğunu anlamak zorundayız.
Bir tarafta uyuşturucuyu satanlarla mücadele ederken diğer tarafta gençleri uyuşturucuya yönelten sosyal zemini ortadan kaldırmalıyız.
Bu nedenle uyuşturucuyla mücadele politikasını güvenlik + sağlık + eğitim + sosyal politika + istihdam + spor ekseninde birlikte düşünmeliyiz.
Gençler bizim istatistiğimiz değil, geleceğimizdir
Bir gencin uyuşturucudan kurtulması yalnızca bir kişinin hayatının kurtulması değildir.
Bir ailenin kurtulmasıdır.
Bir mahallenin kurtulmasıdır.
Bir toplumun geleceğinin korunmasıdır.
Bu yüzden gençlerimize sadece “uyuşturucu kullanma” demek yerine, onlara daha güçlü bir alternatif sunmalıyız:
“Gel; eğitim al, spor yap, üret, çalış, teknoloji geliştir, sanat yap, meslek edin, hayal kur ve bu ülkenin geleceğinde yerini al.”
Ben uyuşturucuyla mücadelede en güçlü politikanın, gençlere korku değil gelecek vermek olduğuna inanıyorum.
Çünkü uyuşturucunun karşısına sadece duvar örerek değil, gençlerin önüne yeni yollar açarak çıkabiliriz.
Bugün bir genci kurtarmak için attığımız her adım, yarının Türkiye’sine yapılan yatırımdır.
Ve artık şu soruyu daha yüksek sesle sormamız gerekiyor:
Gençlerimizi uyuşturucudan korumak için ne yapıyoruz?
Daha da önemlisi:
Gençlerimizi uyuşturucuya ihtiyaç duymayacakları bir geleceğe hazırlamak için ne yapıyoruz?
Cevabımız ikincisi kadar güçlü değilse, mücadelemiz eksik demektir.
Çünkü mesele yalnızca uyuşturucuyla mücadele etmek değildir.
Mesele, gençlerimizin geleceğini kaybetmemektir.
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana