Misak-ı Millî’yi anarken genellikle sınırları konuşuyoruz. Oysa bugün asıl sorun harita değil; egemenliğin hangi alanlarda fiilen aşındığıdır. Yüz yıl önce işgal altındaki bir ülkede yazılan bu metin, bugünün “normal” kabul edilen pek çok uygulamasını sorgulamayı zorunlu kılıyor. Başlayalım ekonomiden. Misak-ı Millî, kapitülasyonları açık biçimde reddeder. Yani ekonomik kararların dış iradeye …
Daha Fazla OkuBir Nesil Göz Göre Göre Kaybediliyor
Bir ülke düşünün… Okulları yarıyıl tatilinde yani şu an kapalı, Açık olsa ne olur ki eğitim kapalı… Gençleri hayatta ama gelecekleri hükmen ölü. Eğitim sistemi çökmüş durumda. Gençler birer birer yok oluyor. Ülke toz duman, perişanlık diz boyu. Biz yazmaktan usanmadık. Siz okumaktan… Ne yazık ki onlar görmekten bile vazgeçti. …
Daha Fazla OkuNefes Alamıyoruz!
Nefes alamıyoruz. Abartı değil, mecaz değil… Gerçekten nefes alamıyoruz. Her şey ateş pahası. Elektrik, kâğıt, mürekkep, internet, sigorta, kira… Saymakla bitmiyor. Küçük bir işletme için her ay bir mucizeye uyanmak gibi. Bir yerel gazete için ise bu artık mucize değil, mücadele. Soruyorum: Ne kazanıyoruz ki ne ödeyelim? Daha ayın başında …
Daha Fazla OkuKAYBOLAN HAYATLAR, KORUNMAYAN ÇOCUKLAR
Bir baba… İki çocuk… Bir silah… Ve yine aynı cümle: “Geçici bir cinnet hali.” Bu ülkede “cinnet” kelimesi, geride kalanların vicdanını rahatlatan bir perdeye dönüştü. O perdeyi araladığımızda ise karşımıza çıkan şey çok daha ağır: ihmal, yalnızlık ve sistemli görmezden gelme. Bir baba iki çocuğunu öldürüp ardından intihar ettiğinde mesele …
Daha Fazla OkuTürkiye’de Çocukları Korumak: Vicdanın Ötesinde Anayasal Bir Yükümlülük
Türkiye’de bir çocuğun yaşamını yitirmesi, sadece bireysel bir suç ya da ailevi bir trajedi değildir; bu, devletin ve toplumun anayasal sorumluluğunun yerine getirilip getirilmediğine dair ağır bir sorudur. Son dönemde art arda yaşanan çocuk cinayetleri ve görünür hâle gelen akran zorbalığı vakaları, çocukların bu ülkede ne ölçüde korunabildiğini yeniden ve …
Daha Fazla OkuNereye Dokunsak Çürüyor
Neye elimizi atsak kolumuz orada kalıyor… Sanki hayatın her köşesi pas tutmuş, her temasımızda biraz daha ağırlaşıyor yükümüz. Yoksulluk artık rakamlarla anlatılamıyor; sofradaki eksik ekmekle, ertelenen faturayla, çocuğun gözünden kaçırılan bir oyuncakla kendini ele veriyor. İnsanlar yoksul değil sadece, yorgun. Umutla yaşayamamanın yorgunluğu bu. Düzen bozuk… Ama bu öyle teknik …
Daha Fazla OkuAGS ve Mülakat: Akademiye Açılan Kapı mı, Belirsizliğin Duvarı mı?
Türkiye’de akademiye girmek isteyen bir öğrencinin önünde artık iki aşamalı bir engel var: AGS ve mülakat. Kâğıt üzerinde bakıldığında biri “nesnel”, diğeri “tamamlayıcı” olarak sunuluyor. Ancak sahaya inildiğinde ortaya çıkan tablo, ölçme ve değerlendirmeden çok belirsizlik ve güvensizlik üretiyor. AGS, akademik yeterliliği ölçtüğünü iddia ediyor. Oysa sınavın pratiği, öğrencinin düşünme …
Daha Fazla OkuBasın susarsa, gerçekler yetim kalır…
Bir kahvaltı, bir yemek değil, Onur istiyoruz… 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü… Yine çiçekler, yine davetler, yine belediyelerin verdiği kahvaltılar, yemekler… Fotoğraflar çekildi, masalar kuruldu, “basın emekçileri” hatırlandı. Peki ya sonra? Biz gazeteciler yılda bir gün hatırlanmak istemiyoruz. Bir tabak yemekle, bir fincan çayla geçiştirilecek bir meslek yapmıyoruz. Biz onur …
Daha Fazla OkuPaşam, Adana Kurtuldu Ama…
Paşam, 20 Ekim 1918’de Adana’ya geldiğinde bu şehir işgal altındaydı. Sokaklarda yabancı askerler vardı, halk yoksuldu ama başı dikti. Ve sen burada, bu topraklarda, bir milletin kaderini değiştirecek cümleyi kurdun. “Bende bu vakayiin ilk hiss-i teşebbüsü burada, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur.” Yani Milli Mücadele’nin kıvılcımı Adana’da yandı Paşam. Bu …
Daha Fazla Oku5 Ocak: Adana’da Kurtuluşun Hafızası ve Direnişin Ahlâkı
Tarih, bazı şehirleri yalnızca coğrafyalarıyla değil, verdikleri mücadeleyle tanımlar. Adana, bu şehirlerin başında gelir. 5 Ocak 1922, Adana’nın yalnızca işgalden kurtulduğu bir gün değil; bir halkın iradesini, ahlâkını ve onurunu tarihe kazıdığı gündür. Bu tarih, silahlı direnişin ötesinde, toplumsal bir seferberliğin ve kolektif bilincin zaferidir. Mondros Mütarekesi sonrasında Çukurova’nın işgali, …
Daha Fazla Oku
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana