Bayram sonrası rutin çalışma temposuna dönüş, 2026 Mart ayının son haftasında rasyonel bir “Gerçeklik Şoku” ile birleşti. Akaryakıt fiyatlarındaki dramatik artış ve küresel piyasalardaki volatilite, bireylerin sadece finansal tablolarını değil, literatürde “Psişik Ekonomi” olarak adlandırılan ruhsal kaynak dağılımını da sarsmaktadır. Bir kıdemli analist vizyonuyla bakıldığında; dış dünyadaki bu kontrol dışı …
Daha Fazla OkuSiyasetin Zübükleştiği Yerde Toplumun Çöküşü Başlar
Bir ülkenin kaderi, onu yönetenlerin karakteriyle doğrudan ilişkilidir. Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada, siyasetin omurgasını oluşturan ilke, duruş ve ahlak; yerini günü kurtaran hesaplara, koltuk sevdasına ve çıkar ilişkilerine bırakmış durumda. Sürekli parti değiştiren, dün savunduğunu bugün inkâr eden, ideolojisini cebine göre şekillendiren “zübük” siyaset anlayışı, sadece siyaseti değil, …
Daha Fazla OkuDEVLET, ADALET VE MEŞRUİYET İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Devlet, yalnızca belirli sınırlar içerisinde örgütlenmiş kurumsal bir yapı değil; aynı zamanda toplumsal vicdanın, ortak aklın ve dayanışma bilincinin somut bir tezahürüdür. Bu bağlamda devletin varlığı, fiziksel güç unsurlarından ziyade toplumsal meşruiyete dayanır. Tarihsel süreç incelendiğinde, devletlerin sürekliliğini sağlayan temel unsurun askeri güç değil, toplum nezdinde kabul gören meşruiyet olduğu …
Daha Fazla OkuSevinç değil, geçim bayramı!
Bayram geldi… ama ortada bayram havası yok. Çünkü bu ülkede artık bayram, takvimde duran bir günden ibaret. Sokakta ise tek bir gerçek var: “Cep delik, kaftan delik.” Eskiden bayram sabahı sevinçle uyanan insanlar, bugün borç hesaplarıyla gözünü açıyor. Emekli torununa harçlık veremiyor, çalışan bayramlık alamıyor, esnaf kepenk açsa da müşteri …
Daha Fazla Oku18 Mart Çanakkale: Bir İmparatorluğun Çöküşünden Bir Milletin Doğuşuna
Tarih bazen bir milletin kaderini tek bir cephede yazar. 18 Mart, işte böyle bir gündür. Çanakkale Savaşı başladığında Osmanlı İmparatorluğu artık yorgundu, zayıftı, parçalanmanın eşiğindeydi. Yıllarca süren savaşlar devleti tüketmiş, emperyalist güçler Anadolu’nun kaderini kendi haritalarında çoktan çizmişti. Boğazlara dayanan dev donanmalar yalnızca bir geçidi değil, bir milletin varlığını hedef …
Daha Fazla Oku12 Mart – Dünya Okul Yemeği Günü
Bugün dünyada yüzü aşkın ülke, çocuklarının okula aç gitmemesi için ücretsiz okul yemeği programları uyguluyor. Çünkü biliyorlar ki; aç bir çocuk ne derse odaklanabilir, ne hayal kurabilir, ne de geleceğe umutla bakabilir. Ama Türkiye’de hâlâ milyonlarca çocuk sabah evden aç çıkıyor. Birçok çocuk teneffüslerde kantine bakıp hiçbir şey alamadan sınıfına …
Daha Fazla OkuTAM BAĞIMSIZLIĞIN GENÇ SESİ
Tıbbiyeli Hikmet 1919’un karanlık günlerinde bir tıp öğrencisi kürsüye çıktı ve bütün bir milletin kaderini özetleyen o cümleyi kurdu: “Manda kabul edilemez.” Tıbbiyeli Hikmet’in sesi yalnızca bir öğrencinin değil, bağımsızlık isteyen bir milletin sesiydi. 1919 yılı, Osmanlı Devleti için tarihinin en ağır ve en kırılgan dönemlerinden birine işaret ediyordu. I. …
Daha Fazla OkuNARSİST BİR EŞLE YAŞAMAK: GÖRÜNMEZ ZİNCİRLER VE DUYGUSAL LABİRENT
“Seni seviyorum ama her şey neden benim suçum?” Eğer bu cümle zihninizde yankılanıyorsa, muhtemelen fiziksel bir hapishanede değil, duvarları manipülasyonla örülmüş duygusal bir labirentin içindesiniz demektir. Bugün dünya genelinde ve ülkemizde evlilikleri içten içe kemiren, görünmez bir pandemiyle karşı karşıyayız: Narsistik istismar. Narsist bir eşle yaşamak, sürekli fırtınalı bir denizde, …
Daha Fazla OkuHalifeliğin Kaldırılması: Bir Milletin Kendi Kaderini Elinde Tutma İradesi
3 Mart 1924… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, tarihin en kritik kararlarından birini aldı: Halifelik kaldırıldı. Bu karar, yalnızca bir makamın sonu değildi. Aynı zamanda egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilanının somutlaşmış haliydi. OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E: ZİHNİYET DEĞİŞİMİ Osmanlı İmparatorluğu döneminde halifelik, siyasi ve dini otoritenin birleştiği …
Daha Fazla Oku8 Mart: Kutlama Değil, Hesaplaşma
Her yıl aynı sahne: 8 Mart geldiğinde vitrinler mor renge boyanır, kurumlar “kadının gücü” temalı mesajlar yayımlar, siyasetçiler eşitlik vurgusu yapar. Ama gelin açık konuşalım: 8 Mart bir kutlama günü değildir. 8 Mart, düzenle hesaplaşmanın günüdür. Çünkü bu günün kökü zarif salonlarda değil, yanmış bir fabrikanın karanlığında filizlenmiştir. 1857’de ABD’nin …
Daha Fazla Oku
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana