Köşe Yazarları

Nereye Dokunsak Çürüyor

Neye elimizi atsak kolumuz orada kalıyor… Sanki hayatın her köşesi pas tutmuş, her temasımızda biraz daha ağırlaşıyor yükümüz. Yoksulluk artık rakamlarla anlatılamıyor; sofradaki eksik ekmekle, ertelenen faturayla, çocuğun gözünden kaçırılan bir oyuncakla kendini ele veriyor. İnsanlar yoksul değil sadece, yorgun. Umutla yaşayamamanın yorgunluğu bu. Düzen bozuk… Ama bu öyle teknik …

Daha Fazla Oku

AGS ve Mülakat: Akademiye Açılan Kapı mı, Belirsizliğin Duvarı mı?

hüseyin evgin

Türkiye’de akademiye girmek isteyen bir öğrencinin önünde artık iki aşamalı bir engel var: AGS ve mülakat. Kâğıt üzerinde bakıldığında biri “nesnel”, diğeri “tamamlayıcı” olarak sunuluyor. Ancak sahaya inildiğinde ortaya çıkan tablo, ölçme ve değerlendirmeden çok belirsizlik ve güvensizlik üretiyor. AGS, akademik yeterliliği ölçtüğünü iddia ediyor. Oysa sınavın pratiği, öğrencinin düşünme …

Daha Fazla Oku

Basın susarsa, gerçekler yetim kalır…

Bir kahvaltı, bir yemek değil, Onur istiyoruz… 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü… Yine çiçekler, yine davetler, yine belediyelerin verdiği kahvaltılar, yemekler… Fotoğraflar çekildi, masalar kuruldu, “basın emekçileri” hatırlandı. Peki ya sonra? Biz gazeteciler yılda bir gün hatırlanmak istemiyoruz. Bir tabak yemekle, bir fincan çayla geçiştirilecek bir meslek yapmıyoruz. Biz onur …

Daha Fazla Oku

Paşam, Adana Kurtuldu Ama…

Paşam, 20 Ekim 1918’de Adana’ya geldiğinde bu şehir işgal altındaydı. Sokaklarda yabancı askerler vardı, halk yoksuldu ama başı dikti. Ve sen burada, bu topraklarda, bir milletin kaderini değiştirecek cümleyi kurdun. “Bende bu vakayiin ilk hiss-i teşebbüsü burada, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur.” Yani Milli Mücadele’nin kıvılcımı Adana’da yandı Paşam. Bu …

Daha Fazla Oku

5 Ocak: Adana’da Kurtuluşun Hafızası ve Direnişin Ahlâkı

hüseyin evgin

Tarih, bazı şehirleri yalnızca coğrafyalarıyla değil, verdikleri mücadeleyle tanımlar. Adana, bu şehirlerin başında gelir. 5 Ocak 1922, Adana’nın yalnızca işgalden kurtulduğu bir gün değil; bir halkın iradesini, ahlâkını ve onurunu tarihe kazıdığı gündür. Bu tarih, silahlı direnişin ötesinde, toplumsal bir seferberliğin ve kolektif bilincin zaferidir. Mondros Mütarekesi sonrasında Çukurova’nın işgali, …

Daha Fazla Oku

Sessizliğin İçindeki Gürültü

hüseyin evgin

Kütüphaneye giriyorum. Herkes suskun. Ama ortam hiç bu kadar gürültülü olmamıştı. Masalarda kitaplar var; kapağı parlak, sayfaları işaretli. Fakat bu kitaplar bizi başka dünyalara çağırmıyor. Ne bir roman kahramanı bekliyor satır aralarında ne de bir düşünür, “dur ve düşün” diyor. Hepsi aynı dili konuşuyor: netler, denemeler, sıralamalar. Eskiden kütüphaneler, zamanın …

Daha Fazla Oku

Bunca Kokuşmuşluğun İçinde Yaşamak da Bir Sanat…

Bu ülkede yaşamak artık sıradan bir hayat pratiği değil; başlı başına bir dayanıklılık sınavı. Bunca kokuşmuşluğun, çürümüşlüğün, çifte standardın içinde ayakta kalabilmek gerçekten de ayrı bir sanat. Sabah uyandığımızda ilk haber bir kadın cinayeti oluyor. Akşam yatağa girerken bir başka kadının daha hayattan koparıldığını öğreniyoruz. İstatistiklere sıkıştırılmış canlar, rakama indirgenmiş …

Daha Fazla Oku

Menemen: Cumhuriyetin Sınandığı Gün

hüseyin evgin

23 Aralık 1930… Takvim yapraklarında sıradan bir tarih gibi durur. Oysa bu tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesinin, genç bir devletin ne denli hayati bir değer üzerine inşa edildiğini acı bir biçimde hatırlatan kırılma noktalarından biridir. Menemen’de yaşanan olay, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Bu hadise, Cumhuriyetin akıl, bilim ve çağdaşlık …

Daha Fazla Oku

Derinleşen Yoksulluk, Derinleşen Çöküş

Türkiye’de yaşanan tablo artık “zor bir dönem” diye geçiştirilemez. Bu, geçici bir sıkıntı değil; derinleşen ve kalıcı hale gelen bir yönetememe hâlidir. Yoksulluk yayılıyor, umut daralıyor, toplum her geçen gün biraz daha içine kapanıyor. Bu bir tesadüf değil; yıllardır biriken yanlışların kaçınılmaz sonucudur. Bugün yoksulluk, istisna olmaktan çıkmış, kural haline …

Daha Fazla Oku

Okullarda Temiz Su: Ertelenmemesi Gereken Bir Sorumluluk

hüseyin evgin

Bir ülkenin geleceği, sınıf sıralarında yetişir. O sıralarda oturan çocukların yalnızca akademik başarıları değil, sağlıkları ve temel ihtiyaçları da kamunun sorumluluğu altındadır. Bu temel ihtiyaçların başında ise temiz ve güvenli içme suyu gelmektedir. Türkiye genelinde milyonlarca çocuk gününün büyük bir bölümünü okulda geçirmektedir. Buna rağmen bazı okullarımızda öğrencilerin temiz suya …

Daha Fazla Oku