Köşe Yazarları

RÜZGÂRA GÖRE DÖNENLER

hüseyin evgin

Siyasette dünüyle bugününü aynı anda taşıyabilen kaç siyasetçi kaldı? Varsa bilen söylesin. Bulup yakından incelemek gerekir. Çünkü artık dün söylediğinin bugün arkasında duran, bugün söylediğini yarın inkâr etmeyen siyasetçi neredeyse nadir bulunan bir tür hâline geldi. Dün başka konuşuyor. Bugün başka. Yarın ise rüzgâr nereye eserse oraya göre yeni bir …

Daha Fazla Oku

Namuslu olmak artık yetmiyor mu?

“Namuslu” filmini hatırlıyor musunuz? Şener Şen’in canlandırdığı o dürüst insanı… Düzen öyle bir hale geliyordu ki, namuslu kalmak neredeyse suç, eğilip bükülmek ise mecburiyet gibi gösteriliyordu. O gün izlediğimiz bu hikâyeye gülmüştük. Bugün ise düşündürüyor… Çünkü yaşadığımız tablo, bir film senaryosundan çok daha ağır. Ekonomik sıkıntılar her geçen gün büyüyor. …

Daha Fazla Oku

AYNI BAHÇENİN MEYVELERİYİZ

Bugün Cumhuriyet sevdalıları, siyasi partilerde ve sosyal medyada butlan kararı nedeniyle ikiye ayrılmış durumda. Yaşananların; sosyal demokrat, aydın ve yurtsever hiç kimseye bir faydası yok. Gelinen noktada her iki taraf da karşısındakini suçluyor. En acı olan ise, Cumhuriyet’in ve CHP’nin zayıflamasını isteyenlerin bu tabloya alkış tutması, yurt dışından “CHP bölündü” …

Daha Fazla Oku

Bir Çocuk Okuldan Neden Korkar?

hüseyin evgin

Çünkü bazı yaralar, okul sıralarında açılır; bazı umutlar da yine orada filizlenir. Bir ülkenin yarınını görmek istiyorsanız, gökdelenlerine değil; sınıflarına bakın. Çünkü geleceğin mimarları, bugün okul sıralarında oturan çocuklardır. Bir milletin kaderi, o sıralarda büyüyen umutla şekillenir. Bu yüzden eğitim yalnızca ders programlarından ibaret değildir; aynı zamanda vicdanın, merhametin ve …

Daha Fazla Oku

Virginia’dan Yükselen Ses: Özgürlük Ancak Eşitlikle Anlam Kazanır

hüseyin evgin

12 Haziran 1776’da kabul edilen Virginia Haklar Deklarasyonu, insanlık tarihinin en önemli özgürlük belgelerinden biri olarak kabul edilir. Ancak bu belgeyi yalnızca geçmişin bir hatırası olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Çünkü bugün de dünyanın dört bir yanında insanlar aynı taleplerle mücadele ediyor: Eşitlik, adalet, özgürlük ve insanca yaşam. Virginia Haklar …

Daha Fazla Oku

24 Temmuz 1923 Lozan Sadece Bir Antlaşma Değil, Bir Devletin Tapusudur

hüseyin evgin

Tarih, bazı günleri yalnızca takvim yapraklarına değil, milletlerin ortak hafızasına da kazır. 24 Temmuz 1923, işte böyle bir tarihtir. Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı bu gün, yalnızca silahların sustuğu değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin uluslararası hukuk önünde tescil edildiği gündür. Lozan üzerine konuşurken duygular kadar bilgiye de ihtiyaç vardır. Çünkü tarih, …

Daha Fazla Oku

Biz Birbirimize Düşman Değiliz! Biz aynı hikâyenin insanlarıyız…

Bazen düşünüyorum… Bu ülke ne zaman bu kadar yoruldu? Ne zaman birbirimizi dinlemeyi bırakıp yalnızca bağırmaya başladık? Ne zaman aynı sofranın insanları, aynı mahallenin komşuları, aynı bayrağın altında yaşayan insanlar birbirine kuşkuyla bakar oldu? Yıllardır ekranlardan yükselen sesler değişiyor, yüzler değişiyor, sloganlar değişiyor. Ama değişmeyen tek şey var: Halkın yükü… …

Daha Fazla Oku

Yanlış Okunan Bir Vecize: Yurtta Sulh, Cihanda Sulh

hüseyin evgin

Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” vecizesi, bilinçli ya da bilinçsiz biçimde yıllardır pasifist, içe kapanmacı ve edilgen bir dış politika anlayışının gerekçesi olarak sunulmuştur. Oysa tarihsel gerçeklik bu yorumu açık biçimde boşa çıkarmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu cümleyi kurduğu dönemde Türkiye, bir yandan Balkan Paktı’nı, diğer yandan Sadabat Paktı’nı …

Daha Fazla Oku

Madımak: Unutulmaması Gereken Bir İnsanlık Sınavı

hüseyin evgin

2 Temmuz 1993… Türkiye’nin hafızasına acıyla kazınan bir tarih. Sivas’taki Madımak Oteli’nde yaşanan katliam, yalnızca yaşamını yitiren 33 aydın, 2 otel çalışanı ve 2 göstericinin ardından bıraktığı derin acıyla değil; devletin, siyasetin ve toplumun vicdanında açtığı yaralarla da hafızalarda yer etti. Madımak, yıllardır yalnızca bir adli olay olarak değil; siyasal …

Daha Fazla Oku

Kendi Hayatınızın Başrolü mü, Yoksa “Hayalet Ebeveynlerinizin” Figüranı mısınız?

Klinik pratiğimde, seans odasının sessizliğinde en sık yankılanan sorulardan biri şudur: “Siz mi hayatınızı yaşıyorsunuz, yoksa ailenizin yarım kalmış hayallerini mi?” Her çocuk, içine kök salabileceği besleyici bir toprak ve sığınabileceği güvenli bir gölge arayışıyla dünyaya gözlerini açar. Ancak ne yazık ki, bazen o toprak çocuğun özgün benliğini boğacak kadar …

Daha Fazla Oku