Köşe Yazarları

Mustafa Kemal’in 9. Ordu Müfettişliğine Atanması ve “Üçler Misakı”

hüseyin evgin

Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında Osmanlı Devleti siyasî, askerî ve idarî bakımdan ağır bir çözülme sürecine girmiştir. Ateşkes hükümleri doğrultusunda ordular terhis edilmiş, stratejik bölgeler İtilaf Devletleri’nin denetimine açılmış ve devlet otoritesi büyük ölçüde zayıflamıştır. İstanbul’un işgal baskısı altında bulunması Osmanlı yönetiminin hareket alanını daraltırken, Anadolu’da güvenlik sorunları ve yerel direniş …

Daha Fazla Oku

Kapitalizmin Kirlettiği Dünyada İnsan Kalabilmek

İnsanı çözmeden hiçbir toplumsal sorunu çözemeyiz. Kapitalizm, insanın zaaflarını, korkularını, hırslarını ve yalnızlığını çözmüş; sistemini de bunun üzerine kurmuştur. Bu yüzden kapitalizmin açmazlarını anlamadan ve anlatmadan hiçbir soruna gerçek anlamda çare bulamayız. Kapitalizm yalnızca ekonomiyi değil; insan ilişkilerini, vicdanı, ahlakı ve doğayı da tüketir. Nerede egemen olursa olsun eşitsizlik, yoksulluk, …

Daha Fazla Oku

Dar Ağacında Üç Fidan

hüseyin evgin

6 Mayıs, Türkiye siyasal tarihinin kırılma anlarından biri olarak, yalnızca üç gencin idam edildiği bir tarih değil; devlet, ideoloji ve muhalefet ilişkilerinin en sert biçimde tezahür ettiği bir dönemin simgesidir. 1971’de darağacına gönderilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Türkiye’de yükselen gençlik hareketlerinin ve radikal siyasal taleplerin en görünür …

Daha Fazla Oku

Alın Teri Kurumadan… Ama Kim Duyuyor?

Bugün 1 Mayıs. Adına “Emek ve Dayanışma Günü” dediğimiz, aslında emeğin hakkını hatırlatma günü. Tabi ki bu herkesin bildiği ezberden öteye gitmeyen bir gün… Herkes, her şeyi biliyor oysa… Peki, gelin dürüst olalım; Bu ülkede emekçinin hakkı gerçekten korunuyor mu, yoksa sadece takvim yapraklarında olan bir günden mi ibaret? Sabahın …

Daha Fazla Oku

“Geri dönüş yok”, “emeğin hakkı lütufla değil, mücadeleyle kazanılır”

hüseyin evgin

1991’de Zonguldak maden işçileri yalnızca ekmekleri için değil, onurları ve gelecekleri için yürüdü. Yüz binlerce emekçi “geri dönüş yok” diyerek Ankara’ya yöneldiğinde, yükselen yalnızca bir hak arayışı değil; alın teriyle ayakta duranların isyanıydı. O yürüyüş, işçi sınıfının birleştiğinde neleri değiştirebileceğinin en güçlü göstergelerinden biri oldu. Aradan geçen yıllara rağmen madenlerin …

Daha Fazla Oku

23 Nisan: Cumhuriyetin İlk Adımı

23 Nisan 1920, Türk milletinin kaderini kendi ellerine aldığı, bağımsızlık ve özgürlük yolunda tarihi bir dönüm noktasıdır. O gün açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet iradesinin hiçbir gücün üstünde olmadığını tüm dünyaya göstermiştir. Egemenlik artık bir avuç ayrıcalıklı kişinin değil, doğrudan halkın olmuştur. Bu nedenle 23 Nisan, sadece bir meclisin …

Daha Fazla Oku

23 NİSAN: ÇOCUKLARA BAYRAM, BÜYÜKLERE VİCDAN SINAVI

Bugün 23 Nisan… Sadece bir bayram değil; bir milletin küllerinden doğuşunun, iradesini saraylardan alıp millete verişinin adıdır. Bugün, bir çocuğun gülüşünde saklı olan umudun, bir milletin kaderini değiştirecek kadar güçlü olduğunun ilanıdır. Ve bu günü bize armağan eden bir lider var: Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk, bu bayramı çocuklara verirken aslında …

Daha Fazla Oku

AÇLIK VAR, ADALET YOK, SABIR TÜKENİYOR

Bu ülkenin insanı artık sadece siyaseti tartışmıyor… Hayatta kalmayı tartışıyor. Eskiden “geçim zor” denirdi. Bugün ise açık açık söyleyelim: Geçim yok. Evlerde tencere kaynamıyor. Market raflarına bakan gözler doluyor. Emekli maaşı daha ayın ortasını görmeden bitiyor. Asgari ücret ise daha ele geçmeden eriyor. Sormak gerekiyor: Bu ülkede yaşamak gerçekten bir …

Daha Fazla Oku

Emeğin Değersizleştiği Dünyada Erdem Arayışı

Günümüz dünyasında emekle, alın teriyle ve insana hizmet ederek kazanılmış değerlerin yerini giderek güç ve para hırsı almaktadır. Toplumların gelişmesini sağlayan dayanışma, dürüstlük, adalet ve paylaşma gibi erdemler; çoğu zaman çıkar ilişkilerinin gölgesinde kalmaktadır. İnsanlar artık ne kadar faydalı olduklarıyla değil, ne kadar güçlü ve zengin olduklarıyla değerlendirilir hâle gelmiştir. …

Daha Fazla Oku

HER GÜN ÖLÜYORUZ… AMA KİMSE FARK ETMİYOR

Her gün ölüyoruz… Bir kurşunla değil, bir kazayla değil… Kinden ölüyoruz. Nefretten ölüyoruz. Sevgisizlikten yavaş yavaş tükeniyoruz. Sokakta yürürken yüzlere bakın… Kimsenin gözünde umut yok. Kimsenin dilinde yarın yok. Herkes bir şekilde ayakta kalma derdinde. Çünkü bu ülkede artık yaşamak, sadece nefes almakla olmuyor. Nereye elini atsan bir çürüme… Nereye …

Daha Fazla Oku