Saat 04.17’de sadece binalar yıkılmadı. Saat 04.17’de güven duygusu çöktü, “devlet nerede?” sorusu enkazların arasına düştü, bir ülkenin uykusu sonsuza dek bölündü. 6 Şubat depremi bir doğal afetti, evet. Ama sonrasında yaşananlar bir doğa olayı değildi. Çünkü doğa sadece sarsar; ölüme terk etmek, sessiz kalmak, geç kalmak insan işidir. Enkaz …
Daha Fazla OkuMisak-ı Millî: Bugün Hangi Maddesi Yürürlükte?
Misak-ı Millî’yi anarken genellikle sınırları konuşuyoruz. Oysa bugün asıl sorun harita değil; egemenliğin hangi alanlarda fiilen aşındığıdır. Yüz yıl önce işgal altındaki bir ülkede yazılan bu metin, bugünün “normal” kabul edilen pek çok uygulamasını sorgulamayı zorunlu kılıyor. Başlayalım ekonomiden. Misak-ı Millî, kapitülasyonları açık biçimde reddeder. Yani ekonomik kararların dış iradeye …
Daha Fazla OkuTürkiye’de Çocukları Korumak: Vicdanın Ötesinde Anayasal Bir Yükümlülük
Türkiye’de bir çocuğun yaşamını yitirmesi, sadece bireysel bir suç ya da ailevi bir trajedi değildir; bu, devletin ve toplumun anayasal sorumluluğunun yerine getirilip getirilmediğine dair ağır bir sorudur. Son dönemde art arda yaşanan çocuk cinayetleri ve görünür hâle gelen akran zorbalığı vakaları, çocukların bu ülkede ne ölçüde korunabildiğini yeniden ve …
Daha Fazla OkuAGS ve Mülakat: Akademiye Açılan Kapı mı, Belirsizliğin Duvarı mı?
Türkiye’de akademiye girmek isteyen bir öğrencinin önünde artık iki aşamalı bir engel var: AGS ve mülakat. Kâğıt üzerinde bakıldığında biri “nesnel”, diğeri “tamamlayıcı” olarak sunuluyor. Ancak sahaya inildiğinde ortaya çıkan tablo, ölçme ve değerlendirmeden çok belirsizlik ve güvensizlik üretiyor. AGS, akademik yeterliliği ölçtüğünü iddia ediyor. Oysa sınavın pratiği, öğrencinin düşünme …
Daha Fazla Oku5 Ocak: Adana’da Kurtuluşun Hafızası ve Direnişin Ahlâkı
Tarih, bazı şehirleri yalnızca coğrafyalarıyla değil, verdikleri mücadeleyle tanımlar. Adana, bu şehirlerin başında gelir. 5 Ocak 1922, Adana’nın yalnızca işgalden kurtulduğu bir gün değil; bir halkın iradesini, ahlâkını ve onurunu tarihe kazıdığı gündür. Bu tarih, silahlı direnişin ötesinde, toplumsal bir seferberliğin ve kolektif bilincin zaferidir. Mondros Mütarekesi sonrasında Çukurova’nın işgali, …
Daha Fazla OkuSessizliğin İçindeki Gürültü
Kütüphaneye giriyorum. Herkes suskun. Ama ortam hiç bu kadar gürültülü olmamıştı. Masalarda kitaplar var; kapağı parlak, sayfaları işaretli. Fakat bu kitaplar bizi başka dünyalara çağırmıyor. Ne bir roman kahramanı bekliyor satır aralarında ne de bir düşünür, “dur ve düşün” diyor. Hepsi aynı dili konuşuyor: netler, denemeler, sıralamalar. Eskiden kütüphaneler, zamanın …
Daha Fazla OkuMenemen: Cumhuriyetin Sınandığı Gün
23 Aralık 1930… Takvim yapraklarında sıradan bir tarih gibi durur. Oysa bu tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesinin, genç bir devletin ne denli hayati bir değer üzerine inşa edildiğini acı bir biçimde hatırlatan kırılma noktalarından biridir. Menemen’de yaşanan olay, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Bu hadise, Cumhuriyetin akıl, bilim ve çağdaşlık …
Daha Fazla OkuOkullarda Temiz Su: Ertelenmemesi Gereken Bir Sorumluluk
Bir ülkenin geleceği, sınıf sıralarında yetişir. O sıralarda oturan çocukların yalnızca akademik başarıları değil, sağlıkları ve temel ihtiyaçları da kamunun sorumluluğu altındadır. Bu temel ihtiyaçların başında ise temiz ve güvenli içme suyu gelmektedir. Türkiye genelinde milyonlarca çocuk gününün büyük bir bölümünü okulda geçirmektedir. Buna rağmen bazı okullarımızda öğrencilerin temiz suya …
Daha Fazla OkuMESEM: Eğitim mi, Erken′de Emeğe Zorlanma mı?
Toplumsal hayatta “meslek eğitimi” adı altında sunulan bir mekanizma olan MESEM, kulağa hoş gelebilir: Gençlere erken yaşta meslek kazandırmak, iş hayatına hazırlamak… Ancak somut gerçekler, bu sistemin çocuk, genç ve genç yetişkinlerin geleceğini inşa etmekten çok; onları ucuz, güvencesiz iş gücüne dönüştürme aracı olduğuna işaret ediyor. 1. Eğitim Hakkının Gölgesinde …
Daha Fazla Oku“5 Aralık’ın Sessiz Devrimi: Cumhuriyet’in Vicdanında Kadın”
Tarih, bazı günleri yalnızca bir takvim yaprağı olarak değil, bir milletin zihinsel dönüşümünde dönüm noktası olarak kaydeder. 5 Aralık 1934, Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal modernleşme sürecinde böyle bir eşiktir. O gün, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmış; bu hak, yalnızca hukuki bir düzenleme değil, Cumhuriyet’in insana bakışındaki en rafine ifadelerden …
Daha Fazla Oku
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana