Bazı tarihler vardır ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin anlamını yitirmez. 22 Haziran 1919 da işte böyle bir tarihtir. Bugün Cumhuriyetimizin temelinde yer alan milli egemenlik anlayışının ilk güçlü ifadesini arıyorsak, dönüp Amasya’ya bakmamız gerekir. Çünkü Amasya Genelgesi, yalnızca bir bildiri değil; Türk milletinin kaderine el koyduğunu ilan ettiği …
Daha Fazla OkuCop Değil, Umut Bekliyorlardı
Yıllarca üniversite sıralarında dirsek çürüten, sınavlara hazırlanan, geleceğini öğrencilerine adamayı hayal eden öğretmen adayları bir kez daha meydanlardaydı. İstedikleri şey ne bir ayrıcalık ne de bir lütuftu; yalnızca emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir gelecek. Fakat karşılarında çözüm arayan bir irade yerine bariyerler, kalkanlar ve güvenlik güçleri buldular. Oysa bir ülkede öğretmen …
Daha Fazla OkuÇocuklar Fabrika Dumanına Değil, Gökyüzüne Bakmalıdır
Bugün 12 Haziran. Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü. Kürsüler kuruluyor. Raporlar açıklanıyor. İstatistikler yayınlanıyor. Ama bir yerlerde sabah güneşi henüz doğmadan uyanan çocuklar var. Ellerinde oyuncak yok. Kitap yok. Hayal yok. Nasır var. Yorgunluk var. Mecburiyet var. Bir ülkenin vicdanı, çocuklarının gözlerinde saklıdır. Eğer o gözlerde umut yerine yorgunluk büyüyorsa, …
Daha Fazla OkuBilimin Rehberliğinde Devlet
İnsanlık tarihi boyunca devletler çoğu zaman güçle, ideolojilerle ya da geleneklerle yönetildi. Fakat 21. yüzyılın en büyük gerçeği artık başka bir şeyi açıkça gösteriyor: Bilimi dikkate almayan toplumlar, çağın gerisinde kalıyor. Bugün ekonomik istikrardan teknolojiye, eğitimden sağlık sistemine kadar birçok alanda başarı sağlayan ülkelerin ortak bir özelliği vardır: Kararlarını bilimsel …
Daha Fazla Oku19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Ayağa Kalkışı
Bazı tarihler vardır; takvimde yalnızca bir gün değildir. Bir halkın kaderini değiştiren kırılma anıdır. 19 Mayıs 1919 da işte böyle bir tarihtir. Bir millet düşünün… Yoksullukla teslim alınmak istenmiş, Susturulmak için zincire vurulmuş, Toprakları haritalar üzerinde paylaşılmış, Adı tarihten silinmeye çalışılmış. İşte tam o karanlığın ortasında bir adam çıktı ortaya: …
Daha Fazla OkuMustafa Kemal’in 9. Ordu Müfettişliğine Atanması ve “Üçler Misakı”
Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında Osmanlı Devleti siyasî, askerî ve idarî bakımdan ağır bir çözülme sürecine girmiştir. Ateşkes hükümleri doğrultusunda ordular terhis edilmiş, stratejik bölgeler İtilaf Devletleri’nin denetimine açılmış ve devlet otoritesi büyük ölçüde zayıflamıştır. İstanbul’un işgal baskısı altında bulunması Osmanlı yönetiminin hareket alanını daraltırken, Anadolu’da güvenlik sorunları ve yerel direniş …
Daha Fazla OkuDar Ağacında Üç Fidan
6 Mayıs, Türkiye siyasal tarihinin kırılma anlarından biri olarak, yalnızca üç gencin idam edildiği bir tarih değil; devlet, ideoloji ve muhalefet ilişkilerinin en sert biçimde tezahür ettiği bir dönemin simgesidir. 1971’de darağacına gönderilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Türkiye’de yükselen gençlik hareketlerinin ve radikal siyasal taleplerin en görünür …
Daha Fazla Oku“Geri dönüş yok”, “emeğin hakkı lütufla değil, mücadeleyle kazanılır”
1991’de Zonguldak maden işçileri yalnızca ekmekleri için değil, onurları ve gelecekleri için yürüdü. Yüz binlerce emekçi “geri dönüş yok” diyerek Ankara’ya yöneldiğinde, yükselen yalnızca bir hak arayışı değil; alın teriyle ayakta duranların isyanıydı. O yürüyüş, işçi sınıfının birleştiğinde neleri değiştirebileceğinin en güçlü göstergelerinden biri oldu. Aradan geçen yıllara rağmen madenlerin …
Daha Fazla Oku23 Nisan: Egemenliğin Çocuklara Bırakılan En Değerli Mirası
23 Nisan, takvimde sıradan bir bayram günü değildir. O tarih, bir milletin kaderini kendi ellerine aldığı; iradenin saraydan halka geçtiği büyük bir siyasal kırılmanın adıdır. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, yalnızca yeni bir meclisin kurulması değil, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilanıdır. Bu yönüyle 23 Nisan, …
Daha Fazla Oku“Sorun Olay Değil, Sistemin Kendisi”
Bir okul kapısından içeri giren çocuklar sadece çanta taşımaz; o kapıdan içeri umut girer, gelecek girer. Ve devletin en temel görevi, o umudu korumaktır. Ama Siverek’te olanlar bize şunu açıkça gösterdi: O kapılar artık yeterince güvenli değil. Yaralanan öğretmenler, öğrenciler, bir kantin emekçisi… Bu tabloyu “üzücü bir olay” diyerek geçiştirmek …
Daha Fazla Oku
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana