Hüseyin Evgin/ Eğitimci- Yazar

DEVLET, ADALET VE MEŞRUİYET İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

hüseyin evgin

Devlet, yalnızca belirli sınırlar içerisinde örgütlenmiş kurumsal bir yapı değil; aynı zamanda toplumsal vicdanın, ortak aklın ve dayanışma bilincinin somut bir tezahürüdür. Bu bağlamda devletin varlığı, fiziksel güç unsurlarından ziyade toplumsal meşruiyete dayanır. Tarihsel süreç incelendiğinde, devletlerin sürekliliğini sağlayan temel unsurun askeri güç değil, toplum nezdinde kabul gören meşruiyet olduğu …

Daha Fazla Oku

18 Mart Çanakkale: Bir İmparatorluğun Çöküşünden Bir Milletin Doğuşuna

hüseyin evgin

Tarih bazen bir milletin kaderini tek bir cephede yazar. 18 Mart, işte böyle bir gündür. Çanakkale Savaşı başladığında Osmanlı İmparatorluğu artık yorgundu, zayıftı, parçalanmanın eşiğindeydi. Yıllarca süren savaşlar devleti tüketmiş, emperyalist güçler Anadolu’nun kaderini kendi haritalarında çoktan çizmişti. Boğazlara dayanan dev donanmalar yalnızca bir geçidi değil, bir milletin varlığını hedef …

Daha Fazla Oku

12 Mart – Dünya Okul Yemeği Günü

hüseyin evgin

Bugün dünyada yüzü aşkın ülke, çocuklarının okula aç gitmemesi için ücretsiz okul yemeği programları uyguluyor. Çünkü biliyorlar ki; aç bir çocuk ne derse odaklanabilir, ne hayal kurabilir, ne de geleceğe umutla bakabilir. Ama Türkiye’de hâlâ milyonlarca çocuk sabah evden aç çıkıyor. Birçok çocuk teneffüslerde kantine bakıp hiçbir şey alamadan sınıfına …

Daha Fazla Oku

TAM BAĞIMSIZLIĞIN GENÇ SESİ

hüseyin evgin

Tıbbiyeli Hikmet 1919’un karanlık günlerinde bir tıp öğrencisi kürsüye çıktı ve bütün bir milletin kaderini özetleyen o cümleyi kurdu: “Manda kabul edilemez.” Tıbbiyeli Hikmet’in sesi yalnızca bir öğrencinin değil, bağımsızlık isteyen bir milletin sesiydi. 1919 yılı, Osmanlı Devleti için tarihinin en ağır ve en kırılgan dönemlerinden birine işaret ediyordu. I. …

Daha Fazla Oku

8 Mart: Kutlama Değil, Hesaplaşma

hüseyin evgin

Her yıl aynı sahne: 8 Mart geldiğinde vitrinler mor renge boyanır, kurumlar “kadının gücü” temalı mesajlar yayımlar, siyasetçiler eşitlik vurgusu yapar. Ama gelin açık konuşalım: 8 Mart bir kutlama günü değildir. 8 Mart, düzenle hesaplaşmanın günüdür. Çünkü bu günün kökü zarif salonlarda değil, yanmış bir fabrikanın karanlığında filizlenmiştir. 1857’de ABD’nin …

Daha Fazla Oku

Yoksulluk kader değildir.

hüseyin evgin

Derin yoksulluk, yalnızca ekonomik bir yetersizlik hali değil; temel insan haklarının sistematik biçimde ihlali anlamına gelen yapısal bir eşitsizlik biçimidir. Bu ihlallerin en görünür ve en yakıcı olanı ise açlık döngüsüdür. Açlık, çoğu zaman kamuoyunun düşündüğünden çok daha erken başlar: doğumdan sonra değil, anne karnında. Bir çocuğun yaşamının ilk 1000 …

Daha Fazla Oku

Atatürk’ün Mirası: Laik Cumhuriyet

hüseyin evgin

“Memnuniyetle tekrar görüyorum ki, laik Cumhuriyet esasında beraberiz. Zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur…” diyen Mustafa Kemal Atatürk, aslında yalnızca kendi döneminin değil, bugünün ve yarının Türkiye’sinin de pusulasını ortaya koyuyordu. Çünkü laik Cumhuriyet, bu ülkenin yalnızca bir yönetim biçimi değil; aynı zamanda …

Daha Fazla Oku

Yanlış Okunan Bir Vecize: Yurtta Sulh, Cihanda Sulh

hüseyin evgin

Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” vecizesi, bilinçli ya da bilinçsiz biçimde yıllardır pasifist, içe kapanmacı ve edilgen bir dış politika anlayışının gerekçesi olarak sunulmuştur. Oysa tarihsel gerçeklik bu yorumu açık biçimde boşa çıkarmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu cümleyi kurduğu dönemde Türkiye, bir yandan Balkan Paktı’nı, diğer yandan Sadabat Paktı’nı …

Daha Fazla Oku

6 Şubat: Saatin Durduğu, Vicdanın Durmaması Gereken Gün

hüseyin evgin

Saat 04.17’de sadece binalar yıkılmadı. Saat 04.17’de güven duygusu çöktü, “devlet nerede?” sorusu enkazların arasına düştü, bir ülkenin uykusu sonsuza dek bölündü. 6 Şubat depremi bir doğal afetti, evet. Ama sonrasında yaşananlar bir doğa olayı değildi. Çünkü doğa sadece sarsar; ölüme terk etmek, sessiz kalmak, geç kalmak insan işidir. Enkaz …

Daha Fazla Oku

Misak-ı Millî: Bugün Hangi Maddesi Yürürlükte?

hüseyin evgin

Misak-ı Millî’yi anarken genellikle sınırları konuşuyoruz. Oysa bugün asıl sorun harita değil; egemenliğin hangi alanlarda fiilen aşındığıdır. Yüz yıl önce işgal altındaki bir ülkede yazılan bu metin, bugünün “normal” kabul edilen pek çok uygulamasını sorgulamayı zorunlu kılıyor. Başlayalım ekonomiden. Misak-ı Millî, kapitülasyonları açık biçimde reddeder. Yani ekonomik kararların dış iradeye …

Daha Fazla Oku