Muhittin Çoban

Anlatıp da Anlatamamak

Bir an farz edin okuldasınız, edebiyat dersindesiniz ve öğretmeniniz tahtaya bir başlık atıyor, sizden bu başlığın kompozisyonunu yazmanızı istiyor. Siz ne yazardınız bilmiyorum, –kanımca çok farklılıklar olmazdı yazacaklarımız da- ben ne yazardım onu düşünmeye başladım bir an; aklıma bir fıkra geldi, onunla bağlayayım:      Dönemin başbakanı çok güzel fıkra anlatırmış, öyle …

Daha Fazla Oku

Söyleyemediklerim(iz)

 Söylemek isteyip de söyleyemediklerimiz olur bir söyleşi de, bir tv program da; ya zaman yetmemiştir, ya unutmuşuzdur, ya da söylemek istememişizdir, çekinmişizdir.      Diğerleri son derece masumdur, üzerine söz söylemek haksızlık olur, çünkü bu sizin elinizde değildir. Hatta söyleşi yapanlar sizi uyarabilir, bu konulara girmeyelim, ya da söyleşiden sonra söylediklerinizi kırpabilir; …

Daha Fazla Oku

İtin Boka Yemini Olmazmış

Yıllar önce şöyle bir hikâye dinlemiştim itler üzerin, bunu şimdi sizlerle paylaşmanın vakti geldi; geldi de sanki bunu bir ben biliyormuşum gibi ifade ettim, inanıyorum ki bu hikâyeyi bilenlerde vardır. Ne yapalım bilenler yeniden bildiğini tazelemiş olsun, duymayanlarda duymuş olsun.      Bunu neden mi yazmak istiyorum, şundan. Ama önce itin hikâyesini …

Daha Fazla Oku