Son zamanlarda dizileri izlerken dikkatimi çeken bir konu var: Kadının kadına uyguladığı şiddet.
Özellikle kayınvalide-gelin ilişkilerinde; küçümseme, baskı, aşağılama, kontrol etme, ekonomik özgürlüğü kısıtlama ve sürekli suçlama gibi davranışlar sıkça karşımıza çıkıyor.
Peki bunların hepsi sadece “dizi” mi?
Şiddet denildiğinde çoğu zaman aklımıza fiziksel şiddet geliyor. Oysa bir insanı sürekli değersiz hissettirmek, hayatını kontrol etmek, ailesinden uzaklaştırmak ya da psikolojik baskı altında tutmak da şiddettir.
Ve bunu yapan kişinin kadın olması, yaşananları şiddet olmaktan çıkarmaz.
Kadının kadına uyguladığı şiddeti konuşmak, erkeğin kadına uyguladığı şiddeti görmezden gelmek değildir. Tam tersine, şiddetin her biçimini fark etmek ve sorgulamak zorundayız.
Diziler elbette toplumun aynasıdır. Ancak sürekli aynı davranışları ekranda görmek, bazı yanlışların zamanla normalleşmesine de neden olabilir.
“Kayınvalide böyle olur.”
“Gelin susar.”
“Kadın kadının düşmanıdır…”
Hayır.
Kadın kadının düşmanı olmak zorunda değil.
Ekranlarda birbirinin hayatını zorlaştıran kadınlar kadar, birbirine destek olan, birbirinin elinden tutan kadınları da görmek istiyoruz.
Çünkü televizyon yalnızca yaşananları anlatmaz; bazen nasıl bakmamız gerektiğini de gösterir.
O halde kendimize şu soruyu soralım:
Biz gerçekten böyle bir toplum muyuz, yoksa ekranda gördüklerimize alışarak böyle bir topluma dönüşme riskimiz mi var?
Kadın kadının yarası değil, yarasını saran olmalı…
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana