TÜRKİYE’DE SİYASET TOZ DUMAN: NEREYE ELİMİZİ ATSAK ORADA KOLUMUZ KALIYOR!

Türkiye’de siyaset toz duman…
Nereye elimizi atsak orada kolumuz kalıyor. Ülke gündemi bir türlü durulmuyor. Siyasi hesaplaşmalar, operasyonlar, parti içi mücadeleler, değişen dengeler ve bitmek bilmeyen tartışmalar arasında asıl meseleler giderek gözden kaçıyor.

Çukurova’da yaşanan operasyonun yarattığı sarsıntı da bu büyük siyasi tablonun önemli başlıklarından biri oldu. Şehir derinden etkilenirken ülke genelinde de siyasi atmosfer giderek ağırlaşıyor. İnsanlar konuşuyor, soruyor, sorguluyor. Herkesin kafasında aynı soru: Nereye gidiyoruz?

Bir tarafta CHP’deki yeni siyasi dengeler, yeni vekil tartışmaları, parti içindeki hareketlilik ve hesaplaşmalar… Diğer tarafta iktidar-muhalefet çekişmesi, siyasi gerilim ve toplumun giderek büyüyen beklentileri…

Ancak vatandaşın gündemi çok daha başka.

Madde kullanımı artıyor, şiddet toplumsal bir sorun olarak büyüyor, gençler gelecek kaygısıyla yaşıyor. Aileler çocukları için endişeleniyor. Yoksulluk artık kapıyı çalmıyor, birçok evin içine yerleşmiş durumda.

Ekonomi deseniz, vatandaşın belini bükmüş. Pazar filesi dolmuyor, kiralar ödenemiyor, faturalar birikiyor. Emekli geçinemiyor, asgari ücretli ay sonunu getiremiyor. Gençler iş arıyor, aileler geçim derdine düşmüş. İnsanlar artık gelecek planı yapmayı bırakın, yarını nasıl çıkaracağını düşünüyor.

İşte tam da burada sormak gerekiyor: Siyasetçiler hangi gündemin peşinde, vatandaş hangi hayatın mücadelesinde?

Siyaset yalnızca makam, mevki, liste ve koltuk mücadelesi değildir. Siyaset; sokağın sesini duymak, gençlerin elinden tutmak, uyuşturucuyla mücadele etmek, şiddetin önüne geçmek, yoksulluğu azaltmak ve insanlara umut verebilmektir.

Türkiye’nin ihtiyacı bitmeyen siyasi polemikler değil, çözüm üreten siyasetçilerdir. Vatandaş artık kimin kiminle yan yana geldiğiyle değil, kimin gerçekten halkın yanında durduğuyla ilgileniyor.

Unutulmamalı ki siyasi hesaplar değişir, koltuklar el değiştirir, isimler gelir geçer. Ama yoksullukla mücadele eden bir ailenin çaresizliği, madde bağımlılığıyla evladını kurtarmaya çalışan bir annenin gözyaşı, şiddet korkusuyla yaşayan bir insanın endişesi öyle kolay kolay silinmez.

Türkiye’nin insanı kavga değil huzur, polemik değil hizmet, vaat değil icraat istiyor.

Artık herkesin aynaya bakma zamanı.

Çünkü ülkede siyaset toz duman olabilir ama halkın derdi ortada. Siyaset kendi gündeminde boğulurken vatandaş hayatın yükü altında eziliyor.

Siyasetçiler koltuk kavgasını bırakıp ülkenin gerçek gündemine ne zaman dönecek?
Yoksa biz daha ne kadar seyredeceğiz?

Bunları da Okuyabilirsiniz

ADEO’dan ‘Kurucu Felsefenin Evrimi ve Atatürk’ söyleşisi

Adana Eczacı Odası, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşunun 103. yılı vesilesiyle ‘Kurucu Felsefenin Evrimi ve Atatürk’ konulu …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir