Kapitalizmin Kirlettiği Dünyada İnsan Kalabilmek

İnsanı çözmeden hiçbir toplumsal sorunu çözemeyiz. Kapitalizm, insanın zaaflarını, korkularını, hırslarını ve yalnızlığını çözmüş; sistemini de bunun üzerine kurmuştur. Bu yüzden kapitalizmin açmazlarını anlamadan ve anlatmadan hiçbir soruna gerçek anlamda çare bulamayız.
Kapitalizm yalnızca ekonomiyi değil; insan ilişkilerini, vicdanı, ahlakı ve doğayı da tüketir. Nerede egemen olursa olsun eşitsizlik, yoksulluk, savaş, sefalet ve karmaşa üretir. Dokunduğu her şeyi çıkar ilişkisine dönüştürür. Şefkati zayıflatır, dayanışmayı parçalar, insanı insana yabancılaştırır. Gücünü sevgiden değil; iktidardan, hırstan ve korkudan alır.
Bugün insan neden böylesine ben merkezli, duyarsız ve zalim hale geldi? Çevre mi insanı değiştirdi, yoksa insan kendi içindeki boşluğu dış dünyada mı doldurmaya çalıştı? Anlık ihtiyaçlara yenildiği için mi, sürekli yönlendirildiği için mi, yoksa bir lidere sığınma ihtiyacı duyduğu için mi? Belki de hepsi…
Ama gerçek şu ki; insan yalnızca aklıyla değil, duygularıyla da yaşar. Bu yüzden yalnızca eleştirmek yetmez. İnsanların yüreğine dokunacak ortak değerler üretmek zorundayız. Dayanışmayı, vicdanı, adaleti, merhameti ve kardeşliği yeniden büyütmek zorundayız.
Bugün siyasette yaşanan kirlenmişlik de bunun bir yansımasıdır. Dün ağır sözler söyledikleri kişilerle bugün aynı safta buluşanlar, yalnızca siyasi güveni değil, toplumsal ahlakı da zedelemektedir. Siyasi duruşun da bir ahlakı, bir omurgası ve bir onuru olmalıdır.
Bir gün “Cumhuriyet sevdalısıyım” diyerek karşısındakileri Cumhuriyet düşmanı ilan edip, ertesi gün hiçbir ilke ve utanma duymadan aynı safa geçmek; seçmenle alay etmektir. Bu tür savrulmaların ne vicdanda ne ahlakta bir açıklaması vardır. Türkiye, kişisel çıkar uğruna ilkesini değiştiren bu siyaset anlayışından kurtulmalıdır.
Çünkü insan değişmeden dünya değişmez. Düzen değişmeden insan tam anlamıyla özgürleşemez. Ama her değişim önce insanın vicdanında başlar. Eğer yeniden insan kalmayı başarabilirsek; sevgiyi, adaleti ve kardeşliği büyütebilirsek, bu kirlenmiş düzen karşısında hâlâ umut var demektir.
Bizim tarihimizde de ruhumuzda da teslimiyet yoktur!

Bunları da Okuyabilirsiniz

“CESUR BARO, ÖZGÜR AVUKAT”

Adana Barosu Başkan Adayı Avukat Battal Özer, “Biz, sesi kısılan değil, ses yükselten bir baro …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir