Balcalı’da Bir Hekim Portresi: İyi Doktor Olmak Yetmez

Bazı hekimleri anlatırken yalnızca akademik unvanlarına ve mesleki görevlerine değil, hastalarıyla kurdukları iletişime ve çalışma anlayışlarına da bakmak gerekir. Doç. Dr. İbrahim İnan Harbiyeli’yi değerlendirirken benim kişisel gözlemim de bu yönde. Kendisini tanıyan ve hastalarıyla iletişimine tanıklık eden biri olarak, onun hekimliği yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda ciddi bir sorumluluk anlayışıyla ele aldığını düşünüyorum.
Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği’nde görev yapan Doç. Dr. İbrahim İnan Harbiyeli; hastasını dinlemeye, tedavi sürecini anlaşılır biçimde aktarmaya ve mevcut koşullar içinde çözüm üretmeye önem veren bir hekim profili çiziyor. İletişimindeki sakin ve ölçülü yaklaşım, özellikle sağlık sorunları nedeniyle kaygı yaşayan hastalar açısından dikkat çekici bir unsur.
Elbette bir hekimin mesleki yeterliliği yalnızca hasta iletişimiyle değerlendirilemez. Akademik çalışmaları, klinik deneyimi, güncel tıbbi gelişmeleri takip etmesi ve ekip çalışmasına katkısı da bu değerlendirmenin önemli parçalarıdır. Ancak hastanın kendisini güvende hissetmesi, tedavi sürecini anlaması ve sorularına yanıt bulabilmesi de sağlık hizmetinin önemli bir boyutunu oluşturur.
Bir hastanın gözlerindeki güven
Göz hastalıkları, kişinin günlük yaşamını ve geleceğe ilişkin kaygılarını doğrudan etkileyebilen sağlık sorunları arasında yer alır. “Görebilecek miyim?”, “Tedavi başarılı olacak mı?” ya da “Görme kaybı yaşar mıyım?” gibi sorular, hastaların ve yakınlarının sıkça taşıdığı endişeleri yansıtır.
Böyle bir süreçte hekimin tıbbi bilgisi kadar iletişim biçimi de önem kazanır. Benim Doç. Dr. İbrahim İnan Harbiyeli’nde gözlemlediğim yönlerden biri, hastalarına yalnızca tıbbi bir vaka olarak değil, kaygıları ve beklentileri olan bireyler olarak yaklaşmasıdır. Tedavi seçeneklerini değerlendirmesi, hastanın sorularını yanıtlaması ve süreci mümkün olduğunca anlaşılır kılmaya çalışması, bu yaklaşımın öne çıkan unsurlarıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her hastanın tedaviye yanıtının ve klinik durumunun farklı olduğudur. Bu nedenle hekimlikte güven, yalnızca olumlu sonuç beklentisiyle değil; hastaya gerçekçi, açık ve bilimsel bilgi sunulmasıyla da oluşur.
İyi hekim olmak kadar iyi hoca olmak da önemli
Doç. Dr. İbrahim İnan Harbiyeli’nin görev alanlarından biri de akademisyenlik ve asistan eğitimidir. Bir hekimin mesleki etkisi, yalnızca kendi hastalarıyla sınırlı kalmaz. Bilgi ve deneyimini genç meslektaşlarına aktaran akademisyenler, sağlık hizmetlerinin niteliğinin gelecekte de korunmasına katkı sağlar.
Asistanların klinik deneyim kazanması, hasta değerlendirme süreçlerini öğrenmesi ve mesleki sorumluluk bilinci geliştirmesi, uzmanlık eğitiminin temel unsurları arasında yer alır. Bu süreçte eğiticilerin yaklaşımı ve rehberliği belirleyici olabilir.
Doç. Dr. İbrahim İnan Harbiyeli’nin asistanlarının eğitimine önem vermesi, yalnızca bireysel bir akademik sorumluluk değil, aynı zamanda sağlık alanının geleceğine yönelik bir katkı olarak değerlendirilebilir. Bugün klinikte edinilen bilgi ve deneyim, ilerleyen yıllarda farklı hastaların tedavi süreçlerine yansıyacaktır.
Balcalı’da sağlık hizmetinin insan boyutu
Balcalı Hastanesi, Çukurova ve çevre iller açısından önemli bir sağlık kuruluşu olmayı sürdürüyor. Hastanenin sunduğu hizmetler değerlendirilirken fiziki imkânlar, teknolojik altyapı ve akademik kapasitenin yanı sıra sağlık çalışanlarının emeği de göz önünde bulundurulmalı.
Hastasını dinleyen, yakınlarının sorularını yanıtlayan, tedavi sürecini takip eden ve ekip çalışmasına katkı sunan sağlık çalışanları, kurumun günlük işleyişinde önemli bir rol üstleniyor. Bu emek çoğu zaman görünür olmasa da hastaların sağlık hizmeti deneyimini doğrudan etkiliyor.
Doç. Dr. İbrahim İnan Harbiyeli’yi anlatırken benim gözlemlediğim hekim profili de bu çerçevede şekilleniyor: Mesleki sorumluluğunu önemseyen, hastalarıyla iletişim kurmaya özen gösteren, akademik görevlerini sürdüren ve asistanlarının eğitimine katkı sunan bir hekim.
Bir hastanın, zor bir döneminde kendisini dinleyen ve süreci anlamasına yardımcı olan hekimi yıllar sonra hatırlaması, sağlık hizmetinin insanî boyutunu gösteren önemli bir örnektir. Bununla birlikte, hekimlikte asıl değerlendirme; bilimsel bilgi, etik sorumluluk, doğru iletişim ve hastanın ihtiyaçlarına uygun tedavinin birlikte yürütülmesiyle yapılmalıdır.
Doç. Dr. İbrahim İnan Harbiyeli’yi anlatırken; hastalarıyla iletişimine önem veren bir göz hastalıkları uzmanını, bilgisini paylaşan bir akademisyeni ve genç hekimlerin yetişmesine katkı sunan bir eğiticiyi anlatıyorum.
Hekimliğin temelinde ise bilgi kadar sorumluluk da bulunuyor: Hastaya doğru ve anlaşılır bilgi vermek, kaygılarını dikkate almak, tedavi seçeneklerini bilimsel çerçevede değerlendirmek ve insana saygılı bir yaklaşımı korumak.

Bunları da Okuyabilirsiniz

BAŞKAN VEKİLİ TARIK ÖZÜNAL MUHTARLARIN TALEPLERİ DİNLİYOR

Yüreğir Belediye Başkan Vekili Tarık Özünal, ilçedeki mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek mahallelerin ihtiyaç ve …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir