ADANA’NIN SOSYAL MEDYA VİTRİNLERİ: PAHALI HEDİYELER, UCUZ MUTLULUKLAR

Bugün 14 Şubat. Adana sokakları çiçekçilerle, restoranlar rezervasyonlarla dolu. Sosyal medya ise tam bir “mutluluk panayırı”… Dev buketler, marka çantalar, şık akşam yemekleri ve altına iliştirilmiş o klişe sevgi sözcükleri. Ancak bir psikoterapist olarak Adana’da klinik ortamda gözlemlediğim tablo, bu parıltılı vitrinlerin arkasında bazen koca bir duygusal boşluğun yattığını gösteriyor.

Aslında hepimiz biliyoruz; o devasa buketlerin çoğu, evdeki derin sessizliğin ya da çözülmemiş kırgınlıkların üzerini örtmek için alınan birer “sus payı” gibi.

Vitrin Mutluluğu mu, Gerçek Bağ mı?

Adana, duyguların da gösterişin de uçlarda yaşandığı bir şehir. “El alem ne der?” kaygısının, “en iyisi bende olmalı” hırsıyla birleştiği bu coğrafyada; ilişkiler bazen sadece sergilenen birer objeye dönüşebiliyor. Instagram’a “harika bir akşam” pozu atan çiftlerin, eve dönerken arabada tek kelime konuşmadıklarını, birbirlerinin yüzüne bakmak yerine telefon ekranlarındaki beğeni sayılarını takip ettiklerini görüyoruz.

Klinik pratiğimde bu durumu imaj bağımlılığı olarak tanımlıyorum. Sevginin derinliği, alınan hediyenin fiyatıyla veya paylaşımın aldığı etkileşimle ölçülmeye başlandığında, ilişkinin ruhu yavaş yavaş çekiliyor. Oysa sağlıklı bir ilişki, dijital onaylanma üzerinden değil, karşılıklı güven ve samimiyet üzerinden inşa edilir.

Adana’da Değişen İlişki Dinamikleri

Özellikle son dönemde narsisistik yaklaşımlar ve buna bağlı güven bunalımları, Adana’daki aile danışmanlığı ve evlilik terapisi süreçlerimizde sıkça karşımıza çıkan birer başlık haline geldi. Sosyal medya, içimizdeki “beğenilme arzusunu” beslerken, gerçek samimiyeti sinsice yok ediyor. “Ben gerçekten mutlu muyum?” sorusunun yerini “Başkaları benim mutlu olduğumu düşünüyor mu?” sorusu aldı.

Partnerler birbirlerinin ruhuna dokunmak yerine, takipçilerine sunacakları “içerikleri” tasarlıyorlar. Bu durum sadece duygusal uzaklık yaratmakla kalmıyor, çiftlerin özel hayatındaki heyecanı ve cinsel terapi alanına giren o en temel yakınlık ihtiyacını da köreltiyor. Birbirine yabancılaşan eşler, lüks bir akşam yemeğinin ardından aynı evde iki farklı dünyada yaşamaya devam ediyor.

Maskeleri Çıkarıp Birbirimize Bakabilir miyiz?

Adana’nın o eski, samimi ve fedakâr sevgisini dijital filtrelere mahkûm ettik. Oysa sevgi bir finansal işlem değil; bir emek ve güven meselesidir. Birbirimize güvenmiyoruz, birbirimizi dinlemiyoruz ama birbirimizi “takip ediyoruz”. Takip etmek, tanımak değildir. Beğenmek, sevmek değildir.

Değerli hemşehrilerim; bugün o pahalı hediyeleri alabilirsiniz, buna bir itirazım yok. Ancak akşam eve döndüğünüzde telefonlarınızı kenara bırakın ve birbirinizin gözlerinin içine bakın. Orada ne görüyorsunuz? Gerçek bir bağ mı, yoksa yorulmuş iki yabancı mı? Eğer birbirinize anlatacak bir hikâyeniz, birlikte susacak bir huzurunuz kalmadıysa; o pırlantalar sadece soğuk birer taştır.

Profesyonel Bir Yol Arkadaşlığına Ne Zaman İhtiyaç Duyulur?

Ruh sağlığı ve aile bütünlüğü, vitrinlere sığmayacak kadar kıymetlidir. Bazen sadece “fark etmek” bile bir iyileşme sürecinin başlangıcıdır. Çoğu zaman çiftler, kendi başlarına çözemedikleri döngüler içine hapsolduklarında bir çıkış yolu ararlar. Bu süreçte kendi hikâyesini yeniden yazmak, zedelenen bağları onarmak veya bir uzmanın rehberliğinde ilişki terapisine ihtiyaç duymak oldukça insani bir durumdur.

Adana’da yürüttüğümüz çalışmalarımızda, bireylerin kendi iç dünyalarındaki dengeyi bulmalarına ve ailelerin daha sağlıklı iletişim köprüleri kurmalarına rehberlik ediyoruz. Gerçek sevgi, filtrelere ihtiyaç duymaz; o sadece dürüstlük ve farkındalık ister. Kapımız, her zaman olduğu gibi ruhsal yolculuğunda bir rehber arayan, “vitrinden gerçeğe” geçmek isteyen herkese açıktır.

Bunları da Okuyabilirsiniz

Yumurtalık Belediyesi’nden okul kantinlerine sıkı denetim

Yumurtalık Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ikinci eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte ilçe genelindeki okul kantinlerinde kapsamlı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir