6 Şubat’ın üzerinden yıllar geçti… Peki, bazı çocukların hikayesi neden hala tamamlanmadı?
6 Şubat 2023…
Türkiye’nin hafızasına yalnızca yıkılan binaların, kaybedilen canların ve yarım kalan hayatların tarihi olarak geçmedi.
Aynı zamanda cevabı hâlâ aranan soruların da tarihi oldu.
O sabah binlerce insan enkaz altında kaldı. Binlerce aile bir yakınını kaybetti. Bazı çocuklar enkazdan sağ çıkarıldı; hastanelere götürüldü, kimlikleri tespit edilmeye çalışıldı, bazıları başka şehirlere nakledildi.
Ve sonra aileler sormaya başladı: “Çocuğum nerede?”
Bu soru, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ tamamen ortadan kalkmış değil.
Çünkü 2026 yılında bile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 6 Şubat depremlerinde kaybolan çocukların akıbetiyle ilgili yeni soru önergeleri verilmiş durumda. Yani mesele yalnızca sosyal medyada dolaşan söylentilerden ibaret değil; Parlamento kayıtlarına da yansımış bir araştırma konusu.
Ancak burada çok önemli bir çizgi var.
İddia başka, kanıt başka.
540 kayıp başvurusu ne anlama geliyor?
2024 yılında TBMM’de yapılan bir açıklamada, 6 Şubat depremlerinin ardından 161’i çocuk, 379’u yetişkin olmak üzere 540 kişi hakkında kayıp başvurusu yapıldığı açıklandı.
Aynı açıklamada DNA eşleşmeleri, ölüm testleri ve ölüm kayıtları sonucunda sayıların önemli ölçüde azaltıldığı; 13 Kasım 2024 itibarıyla 30 çocuk ve 45 yetişkin olmak üzere 75 kişi hakkında arama çalışmalarının sürdüğü ifade edildi.
Bu rakam bize iki şeyi aynı anda söylüyor.
Birincisi: Devlet kurumları kayıp başvurularını tamamen yok saymış değil.
İkincisi: “Her şey tamamen açıklığa kavuştu” demek için de elimizde yeterli veri yok.
Çünkü ailelerin sorduğu soru yalnızca “kaç kişi bulundu?” değil.
Asıl soru şu: Bulunamayanların akıbeti nedir?
Çocuklar konusunda devlet ne diyor?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın açıklamalarında ise farklı bir tablo ortaya konuluyor.
Bakanlık, deprem sonrasında kayıt altına alınan çocukların kimliklendirilmesi, DNA eşleştirmeleri ve ailelerine ulaştırılması konusunda çalışma yapıldığını belirtiyor.
2025 yılında Bakanlık, Afet Yönetim Çocuk Modülüne kayıtlı 1.912 depremzede çocuktan 1.879’unun ailesine teslim edildiğini açıkladı. Açıklamaya göre bazı çocuklar koruma ve bakım hizmetlerinden yararlandırıldı, bazı çocuklar tedavi sürecinde hayatını kaybetti.
Daha sonraki TBMM kayıtlarında ise Bakanlık adına yapılan açıklamada kimliği belirlenemeyen çocuk bulunmadığı, çocukların üçüncü şahıs, kurum, dernek veya vakıflara yerleştirilmediği ifade edildi.
Bu açıklamalar önemli.
Ama gazeteciliğin görevi yalnızca açıklamayı aktarmak değildir.
Belgenin peşine düşmektir.
Peki “organ mafyası” iddiası nereden çıktı?
Asıl hassas konu burada başlıyor.
Depremin hemen ardından sosyal medyada çocukların kaçırıldığı, bazı çocukların tarikatlara verildiği, hatta organlarının alındığı yönünde çok ağır iddialar ortaya atıldı.
İçişleri Bakanlığı 1 Mart 2023’te deprem bölgesinde çocuk kaçırıldığı yönündeki iddialarla ilgili resmi makamlara ulaşmış herhangi bir ihbar veya kolluk tespiti bulunmadığını açıkladı.
Dolayısıyla bugün elimizde, “6 Şubat depreminde çocuklar organ mafyası tarafından kaçırıldı” sonucunu kanıtlayan kamuya açık, kesinleşmiş bir delil bulunmuyor.
Bunu açıkça söylemek zorundayız.
Fakat başka bir konu daha var.
Organ ticareti dünyada gerçek bir suç alanıdır.
INTERPOL, insan ticareti ve organların alınması amacıyla gerçekleştirilen insan ticaretinin uluslararası düzeyde gerçek bir suç türü olduğunu açıkça belirtiyor.
Dolayısıyla soruşturulması gereken şey “sosyal medyada anlatılan hikâyeye inanıyor muyuz?” değildir.
Asıl soru:
Türkiye’de 6 Şubat sonrasında çocukların, hastanelerin, sahra hastanelerinin ve sağlık kuruluşlarının kayıtları eksiksiz biçimde denetlendi mi?
Boris Wolfman dosyası neden yeniden gündeme geldi?
2024 yılında bazı basın kuruluşlarında Boris Wolfman hakkında dikkat çekici haberler yayımlandı.
Bu haberlerde Wolfman’ın geçmişte uluslararası organ ticareti suçlamalarıyla ilişkilendirildiği, 2015’te Türkiye’de gözaltına alındığı ve daha sonra serbest bırakıldığı; ayrıca 2018’de Türkiye’de Royal Innovative/Royal Innovasyon adlı bir şirketle bağlantısının bulunduğu iddia edildi.
Daha da önemlisi, bu kişiyle bağlantılı olduğu öne sürülen bir kuruluşun 6 Şubat depreminden sonra bölgede sahra hastanesi faaliyetine katıldığı yönünde haberler yayımlandı.
Bu iddialar daha sonra TBMM’ye taşındı.
Milletvekilleri İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlıklarına; şirketin faaliyetlerinin, Wolfman hakkındaki hukuki sürecin ve deprem bölgesindeki sağlık faaliyetlerinin araştırılıp araştırılmadığını sordular.
Burada çok kritik bir ayrıntı var:
TBMM’ye soru önergesi verilmiş olması, iddiaların doğrulandığı anlamına gelmez.
Ama aynı şekilde: İddiaların soru önergesine konu olması, gazetecinin dosyayı araştırmaması gerektiği anlamına da gelmez.
Tam tersine… İşte gazetecilik burada başlar.
Şirket gerçekten var mı? Bu sorunun cevabı kayıtlar üzerinden araştırılabilir.
Türkiye’de şirketlerin ticaret sicili kayıtları kamuya açık bir sistem üzerinden tutuluyor. Ticaret Bakanlığı da Ticaret Sicili’nin gerçek ve tüzel kişi tacirlere ilişkin resmi kayıt sistemi olduğunu belirtiyor.
O halde yapılması gereken çok basit:
Şirketin kuruluş tarihi nedir? Ortakları kimdir? Yöneticileri kimdir? Faaliyet alanı nedir? Sağlık turizmi yetkisi var mıdır? Deprem bölgesinde hangi izinle faaliyet göstermiştir? Sahra hastanesini kim kurmuştur? Hangi kurum tarafından denetlenmiştir? Burada hangi hastalar tedavi edilmiştir?
Hastaların kayıtları nerededir? Hangi sağlık personeli görev yapmıştır?
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili kurumları bu kuruluş hakkında güvenlik veya adli inceleme yapmış mıdır?
İşte bunlar gerçek gazetecilik sorularıdır.
En önemli soru: Çocukların hastane kayıtları nerede?
6 Şubat’tan sonra enkazdan çıkarılan çocukların bir kısmı kimliksizdi.
Bu çocukların; hangi enkazdan çıkarıldığı, hangi ambulansla taşındığı, hangi hastaneye götürüldüğü, hastaneye giriş saati, yapılan tıbbi işlemler, DNA örneği, fotoğraf ve parmak izi kayıtları, kuruma teslim edildiği, hangi tarihte ailesine ulaştırıldığı gibi bilgilerin zincirleme biçimde kayıt altında olması gerekir.
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana