Bazen bir cümle, bir kitaptan daha fazla şey anlatır insana:
“Yurttaş! Dünü unutma, bugünü iyi anlarsın.”
Bu sözün, Beyoğlu’ndaki Ağa Camii’nin onarımından sonra caminin önünde yer aldığı çeşitli kaynaklarda aktarılıyor.
Ben bu hikâyeye yalnızca bir caminin hikâyesi olarak bakmıyorum.
Çünkü asıl mesele, geçmişle bugün arasındaki bağ.
Ağa Camii’nin hikâyesi, İstanbul’un işgal yıllarına kadar uzanıyor.
1922’de, Osmanlı Devleti’nin son döneminde, bakımsız durumdaki caminin bulunduğu alanın apartman yapılmak üzere satışa çıkarılmasının gündeme geldiği görülüyor.
Dönemin İleri gazetesinde de konu haberleştiriliyor.
Satış girişiminin gerçekleşmemesinde caminin mütevelli heyetinin itirazlarının ve basındaki tepkilerin etkili olduğu aktarılıyor.
İşte tam burada bir parantez açmak gerekiyor.
Bugün sosyal medyada sıkça karşılaştığımız “Ağa Camii Rumlara satıldı” ifadesini tarihî bir gerçeklik olarak doğrudan kullanmak yerine daha ihtiyatlı konuşmak gerekiyor.
Daha doğru ifade şu:
Caminin bulunduğu alanın apartman yapılmak üzere satışa çıkarılması gündeme gelmiş, ancak bu girişim gerçekleşmemiştir.
Tarihçilik biraz da böyle bir şeydir.
Duyduğumuzu değil, belgenin söylediğini esas almak.
Sonra tarih başka türlü akıyor.
Millî Mücadele kazanılıyor.
İstanbul’daki işgal dönemi sona eriyor.
Ağa Camii de yıkılıp yerine apartman yapılmaktan kurtuluyor.
Fakat hikâye burada bitmiyor.
Cumhuriyet döneminde caminin onarılması için devlet tarafından çalışmalar yürütülüyor.
1936 tarihli belgelerde caminin ve minaresinin tamiriyle ilgili kayıtlar bulunuyor.
Onarımın tamamlanma tarihi konusunda ise farklı kaynaklarda 1937, 1938 ve 1939 gibi farklı tarihler veriliyor.
İşte burada tarihçiliğin en önemli kurallarından biri karşımıza çıkıyor:
Tarih, işimize gelen tek bir belgeyi seçip geri kalanını görmezden gelmek değildir.
Tam tersine…
Farklı belgeleri yan yana koymak, çelişkileri görmek ve emin olmadığımız yerde “bilmiyoruz” diyebilmektir.
Ağa Camii meselesini bugün önemli kılan da biraz budur.
Çünkü caminin onarılmasından sonra aktarılan o cümle hâlâ dikkat çekici:
“Yurttaş! Dünü unutma, bugünü iyi anlarsın.”
Bu sözün Ağa Camii’nin önünde kullanıldığına dair çeşitli kaynaklar bulunuyor.
Ancak sözün gerçekten kim tarafından kaleme alındığı, kimin tarafından yazdırıldığı ve hangi tarihte yerleştirildiği konusunda daha dikkatli olmak gerekiyor.
Çünkü bir sözün bir yapının üzerinde bulunmasıyla, o sözün sahibinin kesin olarak bilinmesi aynı şey değildir.
Bence tam da burada tarihle propaganda arasındaki çizgi ortaya çıkıyor.
Tarih, sloganlardan daha değerlidir.
Ağa Camii’nin hikâyesini bir tarafı yüceltmek, diğer tarafı suçlamak için anlatmamalıyız.
Geçmişte ne olduğunu anlamak için anlatmalıyız.
Çünkü tarih propaganda malzemesi değil, hafızadır.
Vahdettin döneminin sonlarında satışa çıkarılması gündeme gelen bir caminin Cumhuriyet döneminde devlet eliyle onarılması bize önemli bir şey söylüyor:
Devletlerin ve toplumların tarihini değerlendirirken tek bir fotoğrafa değil, bütün filme bakmak gerekir.
Tarihi yalnızca sevdiğimiz dönemi öne çıkararak okursak, aslında geçmişi değil, kendi düşüncemizi anlatmış oluruz.
Oysa tarih bize daha zor ama daha değerli bir sorumluluk yükler:
Gerçeği, hoşumuza gitse de gitmese de anlamaya çalışmak.
Çünkü geçmiş bizim istediğimiz gibi yaşanmadı.
İnsanların, devletlerin, toplumların ve dönemlerin hem doğruları hem yanlışları vardı.
Bugün bize düşen ise geçmişi kendi siyasi veya ideolojik beklentilerimize göre yeniden şekillendirmek değil; onu mümkün olduğunca doğru anlamaya çalışmaktır.
Ağa Camii’nin hikâyesinden çıkarılacak en önemli ders de belki budur.
Dünü unutmamalıyız.
Ama dünü sloganlarla değil, belgelerle öğrenmeliyiz.
Çünkü geçmişi doğru anlamadan bugünü sağlıklı değerlendiremeyiz.
Bugünü doğru değerlendirmeden de yarına sağlam bir miras bırakamayız.
Belki de o cümleyi bugün yeniden okumamız gerekiyor:
“Dünü unutma, bugünü iyi anlarsın.”
Ben buna bir cümle daha eklemek isterim:
Dünü doğru öğren, yarını daha doğru kur.
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana