Klinik pratiğimde, seans odasının sessizliğinde en sık yankılanan sorulardan biri şudur: “Siz mi hayatınızı yaşıyorsunuz, yoksa ailenizin yarım kalmış hayallerini mi?” Her çocuk, içine kök salabileceği besleyici bir toprak ve sığınabileceği güvenli bir gölge arayışıyla dünyaya gözlerini açar. Ancak ne yazık ki, bazen o toprak çocuğun özgün benliğini boğacak kadar sert; o gölge ise güneşini tamamen kesecek kadar koyu olabilir. Uzun yıllardır sürdürdüğüm psikoterapistlik mesleğim boyunca, yetişkinlik hayatında yönünü kaybetmiş, kronik bir onaylanma ihtiyacı içinde sıkışmış veya başarısızlık korkusuyla felç olmuş yüzlerce danışanımla çalıştım. Bu deneyimlerin ve bilimsel birikimin bir meyvesi olarak kaleme aldığım yeni kitabım “Çocuklarını Hiç Eden Ebeveynler: Görünmeyen Travmalar, Ebeveyn Hataları ve İyileşme Yolları” artık okuyucusuyla buluşuyor.
Kitapta, Türkiye’deki aile yapısının kapalı kapıları ardına, klinik bir titizlik ve derin bir empatiyle bakmayı hedefledim. Anne-baba olmanın kutsallığı arkasına gizlenen, ancak çocuğun psikolojik varlığını adeta bir kukla gibi yöneten dinamikleri masaya yatırdık. Narsist tasarımcılardan kurtarıcı boğuculara kadar, çocukların özgün benliğini farkında olmadan ya da kendi geçmiş travmalarının esiri olarak yok sayan ebeveyn profillerini deşifre ettik.
Görünmeyen Travmaların Yetişkinlikteki Maskeleri
Toplum olarak travmayı genellikle fiziksel şiddet ya da büyük yıkımlarla özdeşleştiririz. Oysa en derin yaralar, genellikle “görünmeyen” cinstendir: Sevgiye koşul bağlayan, sürekli başarı talep eden, çocuğunu kendi hırslarının bir uzantısı olarak gören ebeveyn tutumları… Bu tutumlarla büyüyen çocuklar, yetişkinlikte şu soruların pençesinde kıvranırlar:
- Sevilmek için sürekli başarmak, onaylanmak için kendimden vazgeçmek zorunda mıyım?
- Kendi irademi mi kullanıyorum, yoksa içimdeki o “hayalet ebeveynlerin” fısıltılarını mı takip ediyorum?
- Görünmez bir çocuk olarak büyümenin bedeli olarak, bugün hangi yetişkin maskelerinin arkasına saklanıyorum?
Bir Yüzleşme Çağrısı ve Özgürleşme Rehberi
“Çocuklarını Hiç Eden Ebeveynler“, sadece ebeveyn kuşağını eleştiren bir metin değildir. Aksine, hem ebeveynler için bir aynayla yüzleşme daveti hem de çalınmış bir çocukluğun ardından kendi benliğini yeniden inşa etmek isteyen yetişkinler için bir özgürleşme rehberidir. Çünkü bir insanın hikayesi, geçmişte kendisine biçilen o “hiçlikte” bitmek zorunda değildir.
Bu kitap aracılığıyla, kuşaklararası aktarılan o görünmez ipleri kesmeyi, kukla olmaktan çıkıp kendi hayatımızın başrolü olmayı nasıl başarabileceğimizi bilimsel metodolojiler ve vaka analizleri ışığında tartıştık. Kendi içsel yolculuğuna çıkmaya hazır olan, çocuklarına daha sağlıklı bir zemin bırakmak isteyen ve en önemlisi içindeki o yaralı çocukla helalleşmek isteyen tüm okurları bu derin yüzleşmeye davet ediyorum.
Hikayeniz, sizin için seçilen “hiçlikte” bitmek zorunda değil; onu yeniden yazmak sizin elinizde.
Psikoterapist Mehmet Ulubey’in ‘Çocuklarını Hiç Eden Ebeveynler’ kitabı tüm seçkin kitapçılarda ve online platformlarda satışa sunulmuştur.

AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana