Bazı tarihler vardır ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin anlamını yitirmez. 22 Haziran 1919 da işte böyle bir tarihtir.
Bugün Cumhuriyetimizin temelinde yer alan milli egemenlik anlayışının ilk güçlü ifadesini arıyorsak, dönüp Amasya’ya bakmamız gerekir. Çünkü Amasya Genelgesi, yalnızca bir bildiri değil; Türk milletinin kaderine el koyduğunu ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır.
O günlerin şartlarını anlamadan Amasya’nın önemini kavramak mümkün değildir. Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış, Mondros Mütarekesi’nin ardından Anadolu’nun dört bir yanında işgaller başlamıştı. İstanbul Hükümeti ise yaşanan gelişmeler karşısında etkisiz ve çaresizdi. Millet umutsuzluğa sürüklenirken, bazı çevreler kurtuluşu yabancı devletlerin himayesinde arıyordu.
Fakat Amasya’da farklı bir yol çizildi.
Mustafa Kemal Paşa’nın tarihe geçen, “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözü, aslında yeni bir devlet anlayışının habercisiydi. Bu cümlede hem milli egemenliğin özü hem de Kurtuluş Savaşı’nın ruhu saklıdır.
Çünkü bu anlayış, milletin geleceğini sarayın kararlarına ya da yabancı güçlerin insafına bırakmıyordu. Çözümün kaynağı doğrudan milletin kendisiydi. Egemenliğin sahibinin millet olduğu fikri ilk kez bu kadar açık ve kararlı şekilde ortaya konuluyordu.
Bugün sıkça kullandığımız “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, aslında fikrî köklerini Amasya’da bulur. Erzurum ve Sivas Kongreleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı, Amasya’da atılan bu ilk adımın devamıdır.
Amasya Genelgesi’nin bir başka önemli yönü ise tam bağımsızlık konusundaki tavrıdır. O günlerde manda ve himaye düşünceleri tartışılırken, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesi ortaya konulmuştur. Çünkü bağımsızlık yalnızca sınırları korumak değildir; siyasi, ekonomik ve kültürel olarak da özgür olabilmektir.
Bugün geçmişe baktığımızda Kurtuluş Savaşı’nın nasıl kazanıldığını daha iyi anlayabiliyoruz. Zaferin arkasında yalnızca cephedeki başarılar yoktur. Asıl güç, milletin kendi kaderine sahip çıkma kararlılığından gelmiştir. O kararlılık önce Amasya’da bir fikir olarak doğmuş, ardından bütün Anadolu’ya yayılmıştır.
Aradan 107 yıl geçti. Dünya değişti, şartlar değişti. Ancak millet iradesinin önemi değişmedi. Çünkü güçlü devletlerin temeli, güçlü millet iradesi üzerine kurulur.
Bu nedenle Amasya Genelgesi’ni anmak, sadece geçmişi hatırlamak değildir. Aynı zamanda Cumhuriyet’i var eden değerleri yeniden hatırlamak ve gelecek nesillere aktarmaktır.
Bugün hâlâ Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük gücü, Amasya’da ortaya konulan o iradedir. Tarih bize göstermiştir ki bir millet kendi kaderine sahip çıkmaya karar verdiğinde, önünde hiçbir engel duramaz.
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana