hüseyin evgin

23 Nisan: Egemenliğin Çocuklara Bırakılan En Değerli Mirası

23 Nisan, takvimde sıradan bir bayram günü değildir. O tarih, bir milletin kaderini kendi ellerine aldığı; iradenin saraydan halka geçtiği büyük bir siyasal kırılmanın adıdır. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, yalnızca yeni bir meclisin kurulması değil, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilanıdır. Bu yönüyle 23 Nisan, modern Türkiye’nin demokratik hafızasında kurucu bir eşiktir.
Fakat bu tarihi asıl anlamlı kılan, ulusal egemenlik gibi büyük bir kavramın çocuklarla birlikte anılmasıdır. Çünkü çocuklara armağan edilen bir bayram, sadece sevgi dolu bir jest değildir; geleceğe duyulan inancın siyasal ifadesidir. Çocuklara bırakılan miras aslında yalnızca bir bayram değil, bir ülkenin geleceğidir.
Çocuk, toplumun yarınıdır deriz; ama 23 Nisan bize bundan daha fazlasını söyler: Çocuk, ulusal egemenliğin güvencesidir. Çünkü halk iradesinin kalıcı olması, özgür düşünebilen, haklarını bilen, sorgulayan nesillerin yetişmesine bağlıdır. Demokratik düzen yalnızca kurumlarla değil, bilinçli yurttaşlarla ayakta kalır. İşte bu yüzden 23 Nisan, çocuklara verilen bir armağandan çok, topluma yüklenen bir sorumluluktur.
Bugün 23 Nisan’ı kutlarken kendimize sormamız gereken sorular var: Çocuklara nasıl bir gelecek bırakıyoruz? Eşit eğitim imkânı sunabiliyor muyuz? Özgür düşünen bireyler yetiştirebiliyor muyuz? Eğer çocuklarımız adalet duygusundan, fırsat eşitliğinden ve özgürlükten mahrum büyüyorsa, ulusal egemenlik kavramı da eksik kalır.
Çünkü egemenlik yalnızca seçim sandığında kullanılan oy değildir. Egemenlik; adaletin, eşitliğin ve halkın yönetime gerçek anlamda katılımının sağlanmasıdır. Çocuk bayramı da yalnızca tören alanlarında şiir okunan bir gün olmamalıdır. Bu bayramın gerçek anlamı, çocuk haklarının korunmasında, nitelikli eğitimde ve çocukların güven içinde büyümesinde hayat bulur.
23 Nisan aynı zamanda umudun bayramıdır. Düşünün ki bir millet, savaşın en zor günlerinde dahi geleceği çocuklarda görmüş ve en büyük siyasal kazanımını onlara emanet etmiştir. Bu, yalnızca tarihî bir karar değil; geleceğe duyulan sarsılmaz güvenin ilanıdır.
Bugün çocukların yüzündeki gülümseme, aslında bu ülkenin yarınlarına dair umududur. O gülümsemede bir milletin bağımsızlık iradesi, özgürlük arzusu ve adalet beklentisi vardır. Çünkü çocukların mutlu olduğu bir ülke, geleceğine güvenle bakabilen bir ülkedir.
23 Nisan bize her yıl aynı gerçeği yeniden hatırlatır: Egemenlik millete aitse, o egemenliğin geleceği çocuklardır. Ve çocuklara sahip çıkmak, yalnızca onları sevmek değil; onlara adil, özgür ve demokratik bir ülke bırakmaktır.
İşte bu yüzden 23 Nisan sadece bir bayram değil; geçmişten geleceğe uzanan büyük bir emanettir.

Bunları da Okuyabilirsiniz

Delikanlı gitti Arslan geldi

Banka Finans ve Sigorta İşçileri Sendikası (BASS) Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Şubesi’nin 9’ncu olağan genel …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir