Bayram geldi… ama ortada bayram havası yok.
Çünkü bu ülkede artık bayram, takvimde duran bir günden ibaret.
Sokakta ise tek bir gerçek var: “Cep delik, kaftan delik.”
Eskiden bayram sabahı sevinçle uyanan insanlar, bugün borç hesaplarıyla gözünü açıyor.
Emekli torununa harçlık veremiyor, çalışan bayramlık alamıyor, esnaf kepenk açsa da müşteri yok.
Bu tabloyu görmezden gelmek, artık sadece bir tercih değil; açık bir sorumluluktan kaçıştır.
İktidar yıllardır aynı hikâyeyi anlatıyor: büyüme, kalkınma, istikrar…
Ama vatandaşın cebine girenle çıkan arasındaki fark her geçen gün daha da büyüyor. Eğer bir ülkede insanlar bayramda et alamıyorsa, çocuklar yeni kıyafet hayali kuramıyorsa, orada anlatılan ekonomik başarı masalları çoktan iflas etmiş demektir.
Daha çarpıcı olan ise şu: Bu durum artık istisna değil, norm haline geldi.
Yoksulluk sıradanlaştı, geçim derdi kalıcılaştı.
Ve en tehlikelisi de bu zaten—insanların buna alışması.
Muhalefet mi?
Eleştiriyor, konuşuyor… ama toplumun derdine çare olacak güçlü ve ikna edici bir yol haritasını hâlâ net biçimde ortaya koyabilmiş değil.
Bu yüzden vatandaş iki seçenek arasında sıkışmış durumda: Mevcut durumun yükünü taşımak ya da belirsizliğe umut bağlamak.
Bayramlar bir ülkenin aynasıdır. Ve bu aynaya baktığımızda gördüğümüz şey ne dayanışma ne huzur…
Açık konuşalım: Bu, kötü yönetilmiş bir ekonominin ve derinleşen bir adaletsizliğin fotoğrafıdır.
Siyaset kurumunun artık hamasi sözleri bırakıp şu gerçekle yüzleşmesi gerekiyor:
Bu ülkede milyonlarca insan bayramı değil, hayatta kalmayı düşünüyor.
Ve o yüzden bu bayramın adı belli:
Sevinç değil, geçim bayramı.
Ama ortada geçim de yok.
AsHaberAdana.Com ~ Adana'da Haberin Merkezi Adana Gündem – Adana Haberleri – Adana Büyükşehir Haberleri – Adana Haber Ajansı – Adana Gazetesi – As Haber Adana